tanrı

entry1125 galeri ses1
    163.
  1. "bireysel bir tanrı inancına karşı çıkılmasının gerekip gerekmediği oldukça farklı bir meseledir. freud bu görüşü en son kitabında desteklemiştir. ben şahsen asla bu tür bir uğraş içerisine girmem. çünkü ben bu tür bir inancı, yaşama karşı yüce bir bakış açısı yokluğuna tercih ederim ve bir gün bir kişi çıkıp da insanlığın büyük kısmını metafiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak daha yüce bir vasıtaya yönlendirebilecek mi diye merak ediyorum."

    "ben ateist değilim ve kendime panteist diyebileceğimi de düşünmüyorum. aslında çok sayıda farklı dille yazılmış yüzlerce kitapla dolu bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğa benziyoruz. çocuk bu kitapları mutlaka birisinin yazmış olduğunu biliyordur ama bu kitapların nasıl yazıldığını bilmez. bu kitapların yazıldığı dilleri anlamaz. çocukta kitapların gizemli bir düzene göre yerleştirildiğine dair belli belirsiz bir kuşku uyanır ama bu gizemin ne olduğunu bilemez. bence en akıllı insanın bile kafasındaki tanrı düşüncesi bu çocuğun haline benzemektedir. evrenin muazzam bir düzen ve belirli kurallar çerçevesinde işlediğini görür ama bu kuralları pek anlamayız. belirli sınırları olan aklımız, takımyıldızlarını hareket ettiren gizemli gücü kavramaktır."

    albert einstein

    "yaşamım boyunca sürekli olarak bilim ve dinin ilişkisini düşünmek zorunda kalmışımdır çünkü her ikisinin de işaret ettikleri şeyin gerçekliğinden asla kuşku duymamışımdır."

    "wolfgang hiç beklemediğim bir şekilde bana şöyle bir soru yöneltmişti: "bireysel bir tanrı'ya inanıyor musun?". "sorunu başka bir şekilde ifade edebilir miyim?" diye sormuştum. ben şahsen şu formülü tercih ederim: sen veya herhangi biri, varlığı şüphe götürmeyen şeylerin veya olayların temelindeki düzene bir başka insanın ruhuna ulaştığınız gibi doğrudan ulaşabilir misiniz? ruh kelimesini yanlış anlaşılmamak için kasıtlı olarak kullanıyorum. eğer sorunu bu şekilde yöneltecek olursan cevabım evet olur. bu özel pusulayı yönetmiş olan manyetik güç ve bunun kaynağı temel düzen değildir de nedir? bir gün tükenecek olursa insanlığın başına toplama kampları ve atom bombalarından bile daha kötü şeyler gelebilir."

    werner heisenberg, (bkz: heisenberg belirsizlik ilkesi)

    "etrafımdaki dünyanın bilimsel resmi oldukça eksiktir. bu resim bana bol miktarda gerçekçi bilgi sunmakta, bütün deneyimlerimizi muazzam bir derecede uyumlu bir düzen içerisinde bir araya getirmektedir, fakat kalbimizde gerçektenden de yakın olan, bizi gerçekten de ilgilendiren şeyler konusunda pek bir şey anlatmamaktadır. kırmızı ile mavi, acı ile tatlının yarattığı hisler, neşe ve keder duyguları hakkında tek bir kelime bile söylemez. güzel ve çirkin, iyi veya kötü, tanrı ile sonsuzluk hakkında hiçbir şey bilmez. bilim bazen bu alanlardaki soruları cevaplıyormuş gibi yapar, fakat verdiği cevaplar çoğunlukla o kadar saçmadır ki, bunları genellikle ciddiye almayız.

    bilim, bizlerin de bir şekilde bir parçasını oluşturduğumuz, ait olduğumuz büyük birlik söz konusu olduğunda da sessiz kalır. bu büyük birlik için günümüzde en yaygın biçimde kullanılan isim baş harfi büyük yazılan "tanrı" kelimesidir. bilime genellikle ateistlik damgası vurulur. söylediğimiz o kadar şeyden sonra bu hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. eğer bilimin dünyaya dair çizdiği resim güzelliği, neşeyi, kederi kapsamıyorsa, eğer kişisellikten bilinçli olarak yoksun bırakılıyorsa, bu resmin, kendisini insan aklına sunan en yüce fikri kapsaması nasıl beklenebilir ki".

    erwin schrodinger, (bkz: schrodinger in kedisi)

    "mantık bana içerisinde belirsizliğin veya gerekliliğin sonucu olarak geçmişe ve geleceğe bakabilme kabiliyeti bulunan insanların olduğu bu uçsuz bucaksız ve olağanüstü evreni anlayabilmenin aşırı zorluğunu, hatta olanaksızlığını anlatmaktadır. böyle düşündüğüm zamanlarda kendimi, bir ölçüde insanlarınkine benzeyen akıllı bir kafaya sahip ilk neden'e başvurmak zorunda hissediyorum; sanırım tanrı'ya inanan biri olarak adlandırılmayı hak ediyorum."

    charles darwin
    0 ...