kulübün menfaatlerini en üstte tutmakta sonuna kadar haklı olan ancak yine de "vefasız" olmaktan kurtulamayan yönetimlere sahip kulübüm.
kimse gelip de hakan ünsal'a, emre belözoğlu'ya, okan buruk'a, fatih akyel'e vefasızlık edildi diyemez. hatta hiçbir kulübün yapmayacağı iyilikleri yapmıştır galatasaray bunlara, kulübünü sırtından bıçaklayanlara bile söz etmemiş, bazılarını ise tekrar bağrına basmıştır.
ama bülent korkmaz'a üstüste usanmadan yapılan vefasızlıklar, bülent herşeye eyvallah demişken aynı şeylerin tekrar etmesi ve hocanın küçük düşürülmesi, başlı başına hagi vakası-özellikle hocalığı döneminde, en önemlisi de lucescu ve gerets'e yapılanlar vefasızlığın alasıdır...
not: mutlaka eklenmesi gereken bir abdurrahim albayrak meselesi de vardır elbette. oy almak için kendisini listeye alıp son anda çıkaran ve o güzel insanı haksız yere üzen de bu yönetimdir. gerçi vefasızlıktan çok terbiyesizlik demek lazım...