geçenlerde bir çay bahçesinde seni gördüm, yanında bir adam ve dünyalar tatlısı bir kız çocuğu vardı, uzaktan seyrettim sizi, o an ne hissedeceğimi bilmeden yalnızca bakakaldım ve o an size yalnızca bir merhaba demek geçti içimden ancak hemen vazgeçtim. yanımda oturan arkadaşıma dünyanın en saçma bahanesini uydurarak hemen uzaklaştım oradan ve tam yanından geçerken birde baktım ki o sen değilsin, o sıra da kulaklığımdan teoman çoban yıldızııı diye haykırıyordu ve ben yalnızca üzüldüm, hepsi bu. tüm öğleden sonrası ellerim ceplerimde boş suratlara baktım, kahkahaları dinledim, hemen önündeki kıza laf attıktan sonra sırtlanlar gibi gülen insanların çıkardığı sesler yani, mercedesinin camından çöp tenekesine basket atmaya çalışan bir gencin attığı basketi tutmaya çalışan çöp toplayıcıları gördüm. bir çok şey farkettim o öğleden sonrası yalnızca kendi saçmalığımı hiç düşünmeden ve esgeçerek.