bu haftaki programın son bölümünde sanki eve gelmiş misafiri ağırlıyor gibi samimi ve içten konuşulmasıyla beni mutlu eden -ki o saatte onu izleyenler zaten az çok hemfikirlerdir onlarla- ama programın ilk 3-4 saatini unutturamayan, bir cd yi adam gibi çalamayan, mikrofonun sesini açamayan, gençlerin, çocukların şarkı yarışmalarından beğendiklerini ya da ekibinin beğendiklerini ekrana çıkaran ama eskiden bunları ünlü olmadan çıkaran -programa çıktıktan sonra tanınan kişiler olurdu bunlar- hatta ve hatta eskiden mp3 çalarcılar, telefoncular, teknolojik ürün satan firmaları üniversite öğrencilerini sömürmekle suçlayan ama şimdilerde aynı boku kendi yalayıp üniversite öğrencilerinin eline bakan; koca bir seneyi programda sürekli deneme yaparak geçiren, sade vatandaş adlı programı okan bayülgen sunuyorsa bu programı bu haliyle onun sunması üzüntü veren ve daha bilimum söylenesi laf olan ama 'arif olan anlar' denilerek kokulu öpücükler göndererek 'uçurdum'* kendimi.