izmir

entry6802 galeri
    587.
  1. aslında izmir i şirincededen tire den kemalpaşadan anlatayım biraz değişik olsun..
    evdekiler uyuyor güzel bir pazar günü şeytan dürtüyor beni..garajda motosiklete koşuyorum hemen..hava sıcak haziran ayından birgün.. mp3 çalarımı taktım kulağıma , saat 9 sabahın serinliği bitmek üzere bunaltıcı bir sıcak hissetiriyor kimin umrumda kaskımı takıyorum siyah montum her zamanki gibi şık havalandırmalarını açmışım çoktan . kontağı çeviriyom nazlı bir marş sesi sonra motor çalışıyor biraz ısınsın diye rölantide bekliyorum bu arada şarkılara ayar veriyom mp3 çalardan .. bu kadar bekleyiş yeter körfez manzarası ile bornova ya iniyorum. iki gevrek alıyorum çayla birlikte.. saat 9:30 olmuş bile yeter bu kadar oyalanma.. şeytan dürtüyor küçükparka giriyorum , eğlencenin dibine vurulmuş sokaklardan belli dükkanlar yeni açılıyor direk ege üniversitesinin önünden kemalpaşa yoluna çıkıyorum. hızım 80 - 90 bir otobüs soluyorum içerden minik eleman bana bakıyor siyah eldivenim ile selam veriyorum ufaklığa. kemalpaşa şehirdışındadır kirazı ile meşhurdur ama gizli cenneti vardır ki içinde kimse bilmez.. kemalpaşa nın içinden geçiyorum yiğitlerden bozdağın eteklerine çıkıyorum yol üzerinde mola veriyorum kirazlardan göz hakkı almam lazım.. karnım doyuyor resmen bu kadarı yeter diyip yola devam ediyorum tek başımayım tek ve özgür .... virajlı rampaları eziyorum tekerlerime iz olarak kalıyor viraja yatışlarım. yarım saat sonra bozdağ a varıyom gözümün önünde mükemmel manzara... ödemiş selçuk tire hepsinden bir parça görüyorum.. ovalar tarlalar herşeye yüksekten bakıyorum. mp3 çalarda albüm bitiyor kimin umrumda.. 90 larda kaldım ben , açıyorum levent yüksel i.. tireye bana motosiklet sevgisi aşılayan abime süpriz yapmaya karar veriyorum kaskımı takıyorum tekrar çıktığım rampalar kadar virajlı inişler beni bekliyor yardırıyom tek başıma limitleri zorlayarak ölüme meydan okuyarak .. izmirin dışındadır tire köftesi ile meşhurdur . tireye varıyorum köfteci hacı baba ilk durağım.. ünlüler gelmiş takılmış burda gazetelere çıkmış .. köfteyi söylüyorum bu arada abimi arıyorum fazer i alıp geliyor yanıma birlikte köfteleri götürüyoruz. üzerine lor tatlısı ahududu reçeli ile şenlendiriyor bizleri. çayları içip kalkıyoruz nereye ? şirinceye tabiki. yola çıkıyoruz 125 cc lik motorum son haddinde 130 km ile yarıyor rüzgarı fazer ile eşlik ediyor abim. şirince ye varıyoruz vincent şarabı alıyoruz böğürtlenli. artık üretmiyolar şarabı burda sadece satıyorlar. muhabbet gır gır saat 3 ü geçmiş çoktan evdekiler merak ediyor telefon çalıyor bahene ile geçiştiriyom arkadaşımdayım diyorum nerde olduğumu söylemiyorum akılları bende kalmasın endişelenmesinler. çakırkeyif bir kafa ile çıkıyoruz kuşadasına gitmeye karar veriyoz yardırıyoruz virajlı yollarda değiştiriyoz motorları 125 den 600 cc ye geçiyorum. 12.5 hp 98 hp ye terfi ediyom . biraz ürkütücü geliyor motorun sesi aldırmıyom bunun da üstünden gelirim kendime güveniyom 2 şeritli kuşadası yolunda arabalarla dalga geçerek gidiyorum 130- 140 km ile arkamda kalıyor küheylanım ile abicim (: virajlı yollarda yetişiyor bana dersimi veriyor yine önüme geçiyor . davutlara geliyoruz millet ailecek gelmiş . denize giriyorlar kamp yapıyorlar. davutlarda bir bardak sıcak çay içiyoruz . tireye dönmemeye karar veriyor abim alsancak a geçelim diyor bana uyar. yolu uzatıyoruz güzelbahçe narlıdere konak alsancak yapalım diyoruz. motorları değişiyoruz tekrar kendime kızıyorum 250 km lere çıkan motosikleti verip 130 km de takılan emektarımı alıyom tekrar bu sefer dalga geçme sırası onda kopup gidiyor önümden ben arkadan müzik dinleyerek geliyorum güzelbahçee varıyoz imbat karşılıyor bizi mis gibi deniz havası ile. yazlık mekanlarla dolu burası sezon açılmış tabi akşam yemeğinde rakı balık yapmak isteyenler trafiğe neden oluyor kimin umrumda arabalarn aralarından yılan gibi geçiyorum yaşasın diyorum 125 cc arkamda kalıyor 600 cc trafikte :D güzelbahçeyi de geçiyoruz narlıdere geliyor çeşmeden karaburundan gelen yazlıkçılar 4 şeritli otobanı işgal ediyor. 2. şeritte devam ediyom inciraltı geliyor yolun sonunda. (incir altı pazar kahvaltısı yapabilceğiniz kız arkadaşınız ile güzel bir akşam geçirebilceğiniz , arkadaşlarınızla nargile ile muhabbetin dibine vurabilceğiniz bir yer)inciraltını pas geçiyorum . buram buram deniz kokuyor imbat ile biraz da serinlik geliyor değerlendirmem lazım kaskın vizörünü açıyorum(kaba tabir camı) bunları tekrar yapamayabilirim gibi bir his var içimde günü sonuna kadar değerlendirmek istiyorum gün batımında alsancakta olmamız gerekiyor . konak a geliyoruz tarfikte güç bela saat kulesinin önünden geçiyoruz kırmızı ışık yanıyor duruyorum arkadam yırtarcasına bir ses çoktan gelmş abim haberim yok biraz artislik yapıyoz millet hiç yadırgamıyor nasılsa izmir piçleri diyorlar. ışık yeşile dönüyor tam gaz açıyorum gti bir arabayı geçiyorum kalkışta (yaşasın RR).. arnavut kaldırımı taşından döşenmiş kordon yolunda her zamanki çayır çimenimize oturuyoruz km 300 ü çoktan geçmiş bile... iyi geçmişim günün yorgunluğunu midye dolma ile atmaya çalışıyorum. diğer arkadaşımız geliyor elinde biralar gün batımını izliyoruz beraber kimse yadırgamıyor çünkü gavuruz biz alışığız bunlara. atlı polisler geçiyor selam veriyoruz onlar da karışılıksız bırakmıyor. saat 10 a geliyor tekrar telefon çalıyor babam fırça atıyor bütün gün dışarda sürttün diye cevap vermeyip geç geleceğimi söylüyorum. telefon tekrar çalıyor sınıf arkadaşım küçükpark a çağırıyor tavla atmaya geri çevirmiyom abilerim ile vedalaşıp teşekkür ediyorum güzel gün için. onlar iki motorcu devam ediyor sohbetlerine. kordondan hemen çevre yoluna çıkıyorum trafik var canım sıkılmıyor sürücüler beni görüp yer açmaya çalışıyor. 15 dk sonra bornova ya varıyorm(bornova her ege üniversitesi öğrencisinin bildiği yerdir) küçükparka girmeden önce üniversite pastanesinden boyoz alıyorm 5 tane . cafelerin olduğu sokağın girişine park ediyorum motorumu teşekkür ediyorum kendisine yolda bırakmadığı için naz yapmadığı için. kaskı çıkarıyorum mp3 çaların şarjı çoktan bitmiş kulağımda kalmış * kızlı erkekli 16 - 30 yaş herkes gelmiş sohbetler koyu , mis gibi nargile kokuyor etraf otantik cafe ye geçiyorum karşim 2. çayını içiyor boyozlardan 1 tane veriyorum karnımı doyurup tavvlaya geçiyorz. 5-2 alıyorum maçı hesabı ona havale diyorum evka 4 çıkıyorum . körfez manzarası bana bakıyor 5 dk duruyom günün yorgunluğu üstümde hayaller kuruyorum üniversite nasıl olacak ? geleceğim ne olacak ? telefon çalıyor tekrar babam merak ediyor açmıyorum 2 dk sonra evde olcam nasılsa hayallerim bitiyor tabiki atlıyorum motora kaskım kolumda eve varıyorum bizimkilere misafir gelmiş balkon sefası yapıyorlar (hemen hemen bütün izmirliler bilir bu sefayı ev de körfezi görünce tadından yenmiyor o da ayrı bir mevzu) önder amca kaçak eve geldi diyor * babam önce fırça atıyor sonra tabure çekiyor bana muhabbet koyu uzayıp gidiyor... ah izmirim ben bu kadar özleyeceğimi bilmezdim seni şimdi uzaklardayım motorum da yok beni anlayan birileri de :( kıymetini bilin izmirin ..
    modlara : bir pazar kaçamağını izmir in değişik yerlerini gezerek yaptım . bunu da elimden geldiğince anlattım kusurumuz varsa affola
    2 ...