bakınızı verdik, onunla başlayalım. çocukluğum geçti marioyla. jardel değil tabiiki, muslukçu mario. ataride başladım oynamaya, bilgisayarda devam ettim. oynadıkça bitirdim, bitirdikçe oynadım. allahı var güzel oyundu. başkalarıyla yarışmıyordun, hedefe kitleniyordun, tınlamıyordu başkası. atlıyordun, zıplıyordun ve daha bilimum aktiviteden sonra en nihayetinde bitiriyordun. güzel oyundu vesselam. süper mario gerçek kahramandı, hayatımızda büyük yeri var.
şimdi gelelim süper marionun ete kemiğe bürünmüş haline, gerçek kahramanımıza, forvet dedin mi ilk akla gelene. süper mario jardele.. babacığım ben hayatımda böyle forvet görmedim. apayrı bi stili vardı bu adamın. nitekim antremanlarda bile değişmezdi koşuş stili. göt yukarı ve dışa çekilmiş, göğüs önde, eller göğüs hizzasında. hani gece su almaya giderken ses çıkmasın diye parmak ucunda yürüme vardır ya, bu da öyle. saha içinde hiçbirşeyi tınlamaz bi hali vardı, süper marioydu ne de olsa. o haliyle nasıl atardı o golleri hala anlamış değilim.
yalnız muslukçuyla geçmiyor zaman, özledik kendisini, gollerini..
Seni hatırladım bugün ansızın;
Real Madrid'e ne de güzel çaktın..
süpeerr maarrriioo
jardel, jardel....