bir bilim dalı olarak bilinmesine rağmen bir bilimdalı olmadığını az sonra anlayacağımız paradoks.
bir olguyu bilim olarak tanımlamak için o olgunun ampirik yollarla ispatlanabilmesi gerekmektedir. oysa tarih ampirik yollarla izah edilemez. geçmişte yaşanmış olayların günümüze geçişi ve yorumu ne denli objektif olabilir?
mesela, bizler tarih kitapları okurken, bazı savaşlarda aslında türklerin bozguna uğratıldığı ve gerisin geriye kaçtığını asla duymayız genelde türkler akıllıca bir hareketle geriye doğru çekilirler.
bu anlamda tarih kendi içerisinde çatışmakta ve gerçek tarih, resmi tarih gibi tuhaf kavram kargaşalarına dönüşmektedir.
bilim kendini tekerrür etmez bilimin net çizgileri vardır. tarihte bir olay tartışılırken tekerrür etmesi ya da günümüze uyarlanması gibi bir durum söz konusu değildir. çünkü şartlar, zamanlar, kişiler, teknoloji değişmiştir. bu durumda tarihe bir bilim dalı demek yanlış, hikayebilim ya da ibretlik hadiseler diye tanımlamak doğrudur.
'' tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir, yapan yazana sadık kalmadıkça durum vahimdir'' *
mustafa kemal atatürk