ben bu yazıyı sana yazdım

entry30968 galeri
    996.
  1. zamana karşı koymak mı zor olan, yoksa zamanla birlikte değişmekte mi marifet? sanki birlikte atılmış ilk adımdan bu yana birlikteymişizcesine, uzun zamandır karşımdaymış gibi izliyorum. sorgusuz, anlam vermeye çalışmadani ön yargısız; sadece izliyorum. çocukken elini yakmış sobadan dersini almış, yanında biraz korku dolu, hala masum, yine gülümseyerek ısınmaya çalışışını, bu sefer yanmaya mecali olmadığını açıkça gösteren gözlerini görüyorum. hayat hep mi acımasızdır sorusunu getiriyor aklıma, hemen ardından herşeye rağmen hayatta kalabilme mücadelesi çekiyor dikkatimi. tutunduğu ince dallara rağmen güven arayışını farkedince anlıyorum sevme çabasını, geçmişi silmeye çalışırken neden bir gelecek peşinde oluşunu... hatalar vazgeçmek için değil daha sıkı tutunmak için bahanelere dönüşürken mutluluk oyunları oynadığınıda görüyorum. ama üzülmüyorum; hani bilirsin ya; dağ gibidir, yıkılmaz, bozulmaz. bir şeylerin izlerini taşırken yeni yaralara yer arayacak kadar cesur oluşuna şaşırıyorum; ama hep yanıltıyor gücü beni. karşıma yeni sevgilerle, yeni düşlerle çıktığında önceki kırgınlıkları hep aklımda olsada hayata gülümseyişi susturuyor beni. hep daha iyi olmasını diliyorum, hakettiği gibi olmasını... bütün yaşananlara son defa yaşanıyormuş gibi yaklaşması bana umudun gerçek yüzünü gösteriyor... anılar süslü sayfalarda kalmıyor, hayatının tozlu sayfalarına kapkara yazılıyor ama bugünün sisli havasına rağmen yarını pembe görüyor ve varoluşun gerçek nedenini insana gülümseyerek yaşatıyordu... hayatı duymuyor, karşımda duruyor ve sadece yaşıyor... anlamsız düşlerden, gözlerinden, yüreğinden damlayanları asla hüznün sonuçları olarak görmüyor, hala gülüyor, hala yaşıyor, herşeye rağmen beklemekten vazgeçmiyor. dünden kalanlarını görmek istiyorum, ama bütün yaşanmışlıklar kırıkların arasındaki o ince çizgide... görünmüyor, göstermiyor, kanıyor, aldırmıyor... son defa giyip gardını, yüklenip umutlarını, neşesini, son gücünü; yola düşüyor parmaklarının ucunda. korkudan uzak görünüyor; eskisi gibi değil ama hala biaz masalımsı tutunuyor hayatın kıyısındaki parmaklıklara... yine son defaymış gibi, yine en farklısıymış gibi... hiç korkmuyormuş gibi davranıyor ama hissediyorum; korkuyor. ama tadını almaksa hayat, bir kere yaşanacaksa bu anlar, değer biraz cesur olmaya. burada hareketsiz izlerken sessizce iyi yolculuklar diliyorum, ona, umutlarına, düşlerine... bu sefer son olması için, bu sefer farklı olması için ihtiyacı olan bütün güven, bütün hisler yanında olsun isterken o gidiyor... hayat diyorum; herkese mi bilmem ama hep aynı davranıyor... sorgusuz, nedensiz, zamansız, vicdansız... bütün engellere rağmen yolun açık biliyorum; güçlüsün biliyorum...
    12 ...