bir önceki bölüme göre izleyiciyi aydınlatıcı bir bölüm izledik. bazı soruların cevaplarını bulduk.
ayrıca hurley sözlükteki entrylerimi takip ediyor sanırım. (#4932719) *
miles ile zaman kavramı hakkındaki konuşmalarının sonunda miles'in verdiği mavi ekran görülmeye değerdi.* hele ki kayboluyo muyum diye ellerine bakması, olayı yorumlaması..
kate ablanın her ne kadar motor olsa da melek gibi bir insan olduğunun altını çizmeye çalışmış senaristler. istediği kadar melek olsun, sevmiyorum g.tü başı oynayan insanları. markette aaron'ı kaybettiği sahnede aaron'ın elinden tutup götüren ablayı claire zannettim bi an. belki de claire da bizimkiler gibi 77 yılındaydı ve bu an için tam 30 sene bekledi ve tabiki 30 sene yaşlandı. biraz uçuk bi düşünce ama bu senaristlerden herşey beklenir.
jack'in "i can fix it" modundan çıkıp sallamaz tavırları ve kate'e verdiği ayarlar ile sonunda kendini bulduğunu düşünüyorum. ohh bee..
ben'in nasıl the others oluşunu izledik. alpırt amcada da nası bi mistik hava varsa ve beni buna nasıl inandırmışsa o tapınak gibi yere girişte dedim yapacak şimdi bişeyler.onu alacağını, artık eskisi gibi olmayacağını ve bir daha geri vermeyeceğini söylediği sahnede bir de hiç bişey hatırlamayacağını söyledi. neden birşey hatırlamayacağını çözemedik.ayrıca dharma içindeyken bitirmişti benjamin bu dharmayı. şimdi the others oldu. bakalım bu sefer dharma'yı nasıl bitirecek.
manyak fizikçi faraday yok bi kaç bölümdür ama kesin ilerde çıkıp, çözdüm oğlum olayı, sawyer beri gel bak neler neler anlatacağım diyeceği bölümü bekliyorum.
ve final sahnesi.. john locke'un ben'e "şimdi ne b.k yiyecen oğlum" bakışına karşılık, ben'in "ahaa şimdi s.çtık galiba" bakışı..