Hissedilebilecek en aşağılık, en ezik duyguları sadece ben mi yaşıyorum diye yakınma, kendine ve veya tanrıya kızma. kulak ver bak dostoyevski'ye, o insanlık adına tüm gerçekleri söyleme cesaretini gösteriyor. insanlık...hani şu kibrinden geçilmeyen, hani şu her şeyi bildiğini sanan, hani şu sen, ben, biz, hepimiz...
haa, eğer bir başkası derse ki 'ben bu duyguların birini bile yaşamadım, zihnimin ucundan bile geçmedi', 'eyvallah' derim 'büyüksün, ağasın paşasın...ama bana uzak ol...'
_oll faking rayts rizörvd by dosto_
(...)
"Ben hasta bir adamım..."
"19.yüzyıl insanı en başta iradesiz olmalıdır, böyle olmak onun boynunun borcudur; iş beceren, iradeli adam aptal, dar kafalıdır. işte benim kırk yıllık yaşamımda vardığım sonuç!(...)Kırkından fazla yaşamak ayıptır, aşağılıktır, ahlaksızlıktır. "
"Aklı başında bir adamın sözünü etmekten en çok zevk alacağı konu nedir, bilir misiniz? Yanıt: Yine kendisi. Öyleyse ben de kendimden söz edeyim biraz."
"her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.(...) ki değil fazlasıyla bilinçli olmak, bilincin her türlüsü hastalıktır."
"Kendimi suçlarken acılarım alçakçasına zayıflamaya başlar, sonra da hazza dönüşürdü. (...) En önemlisi de kendimi her davranışımda suçlu bulmamdır, daha kötüsü, değişmez yasaların sonucuymuş gibi suçsuzken bile kendimde bir suç aramamdır.(...) Zerrece suçum olmadığı halde, birtakım düşler kurarak kendimi suçlu bulduğum olmuştur çoğu kez."
"Bunu tek nedeni, akıllı uslu yaşayıştan bıkıp , tehlikelere doğru kanatlanan hayal gücünü her işine katmak istemesidir."
"Şurası kesindir ki, biz, acıyı tutkuya varan bir sevgiyle severiz. bunu anlamak için dünya tarihine başvurmaya gerek yok, eğer siz de bir insansanız, azıcık da olsa yaşamışsanız, kendinize danışın yeter."
"Acı duymak anlamanın tek kaynağıdır. her ne kadar notlarımın başında anlamayı insanın başbelası saydığımı söyledimse de, insanın anlamayı sevdiğini, onu dünyanın hiçbir zevkine değişmeyeceğini biliyorum."
"Her şeyi anlayan bir adam kendine nasıl saygı duyar?"
"Varıp dayandığımız sonuç: en iyisi hiçbir şey yapmamaktır. bir köşeye çekilip seyirci kalmaktan iyisi var mı? onun için yaşasın yeraltı! normal insanı ölesiye kıskandığımı söyledim, gördüğüm kadarıyla gene de onların durumunda olmak istemem (kıskanmaktan geri durmayacağım gene de. ama hayır, hayır, ne olursa olsun yeraltı daha kazançlı)"
"daha doğrusu belki inanıyorum, ama bir yandan da nedense her sözümün yalan olduğunu hissediyor, kuşkular içinde kıvranıyorum."
"Anılarım kağıt üzerinde daha bir görkemli duruyor. böylece etkisi daha da artacak, kişiliğimin üstünde doğru bir yargıya varabileceğim, buna bir de üslup güzelliği eklenecek. ayrıca içimi dökmekle rahatlayacağım. yazmakla bunlardan -d. burada kötü anılarından bahsediyor- kurtulacağıma inanıyorum nedense. bir kez denesem ne çıkar?"
"zamanımızda her aklı başında insan korkaktır, köle ruhludur."
"bir olayla karşılaşınca çekingenlik duymakla birlikte, hiç de korkak bir adam değilimdir."
"hayallerimde güzel ve yüce şeylere sığınarak ne büyük aşklar yaşadım, ey Tanrım! yeryüzündeki hiçbir varlıkla ilgisi olmayan, bu bütünüyle hayal ürünü aşklarım beni öylesine cömertçe doyuruyordu ki, sonradan gerçek bir sevgiye gereksinim bile duymuyordum. gerçekte birini sevmek benim için gereksiz bir lüks oluyordu. tatlı bir uyuşuklukla sanatsal bir yaratıcılık geliyordu her şeyin sonunda; şuradan buradan, ozanlardan, romancılardan kaptığım kusursuz yaşam sahnelerini istediğim gibi bozup değiştiriyordum hayallerimde."
"şimdi düşünmenin sırası değil, gerçekle yüz yüzesin diyor, kendime güvenimi yitiriyordum. olayları gözümde fazlasıyla büyüttüğümü çok iyi anlıyorsam da, elimden gelen bir şey yoktu. kendime egemen olamadan sıtmaya tutulmuş gibi titriyordum."
"en iyisi oraya hiç gitmemekti, ama yapamayacağım bir şeydi bu. çünkü kafama takılan bir sorunda sonuna kadar girmeliydim. öyle yapmazsam yaşam boyunca, 'nasıl? korktun değil mi, gerçeklerden korktun!' diye kendi kendimi yer bitirirdim."
"gerçek sevginin bittiği yerde bütün utanmazlığı, hoyratlığı, sevisizliğiyle fuhuş başlıyordu."
"bırakmıyorlar. iyi...iyi olamıyorum..."
"Çünkü benim tek istediğim sözcüklerle oynamak, hayalimi işletmekti. yoksa başkasından bana ne? hepinizin canı cehenneme. ben huzur istiyorum, huzur. bunu elde etmek için bütün dünyayı beş paraya değişirim."