gazeteci hıfzı topuz'a göre oldukça kibar bir beyefendi. 14 mayıs 1950 seçimleri öncesinde medyanın gücünü keşfetmiştir. buradan yola çıkarak, basın mensupları bayram havasında oylarını kullanmışlar, her şeyin güzel gideceğini düşünmüşlerdir. iktidarının henüz 2. ayında basın hakları konusunda, gazetecilerin isteği doğrultusunda değişiklik yapmış ve basının tam desteğini sağlamıştır. ancak 1953 ve takip eden yıllarda, bu bayram havası tam tersine dönmüştür. mesela kendisi bir süre sonra dönemin gazete sahipleri ile kurabileceği iyi ilişkilerle, basını elinde tutabileceğini düşündü. bu esnada da ufaktan basın içinde de muhalif sesler yükselmeye başlamıştır. yine hıfzı topuz'a göre gazete sahipleri, 'iktidara saldırmayacaksınız' diye kesin emirler uygulamışlardır gazetelerde. öte yandan hükümet eliyle, artık yolsuzlukların, skandalların yazılması yasaklanmıştır. evet, basın kanunlarında yer almaktadır bu yasaklamalar. mesela eskiden, eskiden derken 1950-55 arası diyelim biz bu döneme, gazeteci bir bakan oğlu hakkında bir yolsuzluk haberi yaptı diyelim. dava hakkı bakanın oğluna aitti. dp iktidarının ortalarında ise, suçlanan kişi savcılığa başvurmasa bile, savcılar harekete geçmekteydi. böyle de bir demokrat anlayışı vardı. zaten dönemleri boyunca hapse girmeyen çok az gazeteci vardır.