gençlik elbette insan hayatının bir dönemi ama insanın en çok yanılabildiği, kendini ölümsüz sandığı ve sonuçlarını düşünmeden hareket edebildiği dönemlerden biri de aynı zamanda. Minik dostum mesele sadece tanımadığın insanlarla buluşmak değil; yanlış arkadaşlıklar, bağımlılıklar, nefsine yenilmek, öfkeyle karar vermek ve bir anlık heves uğruna yıllarını kaybetmek de hayatın tehlikeleri arasında.
matta 26:41 ne diyor? "uyanık durun ve dua edin ki ayartılmayasınız." insanın kendini tehlikelerden tamamen muaf görmesi değil, zayıflıklarının farkında olması gerekir. süleyman'ın özdeyişleri 22:3'te de basiretli kişinin tehlikeyi görüp saklandığı, saf kişinin ise yoluna devam ettiği anlatılır.
kimseye kötülük gelecek diye yaşamayın demiyorum. ama tedbir almak korkaklık, gençliğin geçici olduğunu hatırlamak da hayatı kaçırmak değildir. aksine, insanın kendisine emanet edilen ömrü korumasıdır. tanrı'nın bize verdiği aklı ve iradeyi kullanmak da inancın bir parçasıdır. gençlik geçer, fakat gençken yapılan bazı hataların sonuçları insanın peşini yıllarca bırakmayabilir. bu yüzden mesele dünyadan korkmak değil, dünyanın her zaman göründüğü kadar masum olmadığını bilmektir.