Bu yeni bir oluşum değil. yüzyıllara dayanan tarihi, dini, mimari ve toplumsal alışkanlıkların bir araya gelmesiyle oluşmuştur.
En büyük sebep olarak islam kültüründe kedilere karşı çok büyük bir sevgi ve müsamaha olması gösterilir. Hz. Muhammed’in kedisi Müezza ile ilgili anlatılan hikayeler (kedisini uyandırmamak için giysisinin eteğini kesmesi gibi) ve kedilerin temiz hayvanlar kabul edilmesi, toplumda derin bir saygı uyandırmıştır. Kediler camilere özgürce girebilen tek hayvanlar haline gelmiştir.
Ayrıca Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte Türkiye’nin kedileri dünya çapında birer fenomene dönüştü. Kadıköy’deki heykeli dikilen Tombili, Ayasofya’nın ünlü kedisi Gli gibi figürler, Türkiye’nin bu yönünü küresel bir marka haline getirdi. Turistler, ülkeyi sadece tarihi mekanları için değil, sokaklarında rahatça gezebildikleri bu "kedi dostu" atmosferi deneyimlemek için de ziyaret etmeye başladı.
Özetle; Türkiye yasal olarak bir cumhuriyettir ancak sokaklarının yönetimini, insanlarla kurdukları eşsiz bağ sayesinde çoktan kedilere devretmiştir.