Bir zamanlar Anavarza’da çok güzel bir hükümdar kızı yaşarmış. Güzelliği dillere destan olan bu prensesi görmek için uzak diyarlardan bile insanlar Anavarza’ya gelirmiş.
Prensesin gönlünü kazanmak isteyen iki genç varmış. ikisi de birbirinden cesur ve güçlüymüş. Ancak prenses hangisini seçmesi gerektiğine bir türlü karar verememiş.
Bir gün iki gence şöyle demiş:
“ikiniz de beni sevdiğinizi söylüyorsunuz. O hâlde sevginizi kanıtlayın. Uzaklardan Anavarza’ya su getirin. Kim önce suyu getirirse onunla evleneceğim.”
iki genç hemen yola çıkmış. Biri büyük bir azimle ilerleyip suyu bulmuş ve Anavarza’ya doğru yola koyulmuş. Diğeri de suyu getirmek için elinden geleni yapmış fakat yol boyunca büyük zorluklarla karşılaşmış.
Sonunda gençlerden biri suyu Anavarza’ya ulaştırmayı başarmış. fakat prensesin gönlü diğer gençteymiş. bu nedenle evlenmemek için kendini anavarza kalesinden aşağı atmış.
Rivayete göre Anavarza’nın kayalıkları, kalesi ve çevresindeki yollar bu büyük aşkın hatırasını taşır. Bu yüzden Anavarza yalnızca görkemli kalesiyle değil, yüzyıllardır anlatılan aşk hikâyeleriyle de anılır.