Felsefi literatürde genel olarak Tanrı veya tanrıların varlığına olan inancın bulunmaması durumunu ifade eder. Çoğunlukla ateizm ile eş anlamlı kullanılsa da, kapsama alanı daha geniştir:
Çeşitleri: Tanrı fikrini açıkça reddeden aktif ateizm, Tanrı inancının olmaması durumunu ifade eden pasif ateizm ve Tanrı'nın varlığının veya yokluğunun bilinemeyeceğini savunan agnostisizm gibi tutumları geniş anlamda içine alır.
Kökeni: Dini inançların ve teolojik doktrinlerin şekillendiği antik çağlardan itibaren var olan, modern dönemde ise aydınlanma düşüncesi ve pozitif bilimlerin gelişimiyle felsefi boyutu derinleşen bir yaklaşımdır.
Ahlak ilişkisi: Dinsel bir kaynağa dayanmayan secular (seküler) ahlak anlayışlarının mümkün olduğunu ve etik değerlerin insan zekası, empati ile toplumsal sözleşmeler üzerinden inşa edilebileceğini savunur.