Nafaka, aile hukukunda eşler ve çocuklar açısından ekonomik koruma sağlayan önemli kurumlardan biridir.
Boşanma sürecinde **tedbir nafakası**, boşanma sonrasında şartları varsa **yoksulluk nafakası** ve çocuklar için **iştirak nafakası** gündeme gelebilir. Nafaka miktarı belirlenirken tarafların gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun ihtiyaçları ve somut olayın şartları dikkate alınır.
Nafaka bir kez belirlendiğinde her zaman aynı miktarda kalmak zorunda değildir. Ekonomik koşulların veya tarafların durumunun değişmesi halinde nafakanın artırılması, azaltılması ya da bazı durumlarda kaldırılması talep edilebilir.
Bu nedenle nafaka, sadece boşanma kararında verilen bir para miktarı değil; tarafların ve özellikle çocukların değişen yaşam koşullarına göre yeniden değerlendirilebilen bir aile hukuku meselesidir.
Nafaka tek kalem değildir. Dava sırasında tedbir nafakası, boşanma sonrası şartları varsa yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası işler. Tedbir, geçici korumadır. Yoksulluk, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve kusurun daha ağır olmaması şartlarına bağlanır. iştirak, çocuğun giderlerine katılmadır; velayet kendisinde olmayan ebeveynden istenir.
Miktar, sabit çarpanla çıkmaz. Gelir, barınma, sağlık, okul ve yaşam düzeyi birlikte bakılır. Artırım, indirim ve kaldırma ayrı davadır; enflasyon tek başına otomatik artmaz, talep gerekir. iştirak kural olarak erginliğe kadar sürer; eğitim devam ediyorsa uzayabilir.
Nafaka icraya konabilir. Ödenmemesi velayeti kendiliğinden değiştirmez.
Tedbir, yoksulluk ve iştirak ayrımı şu yazıda duruyor.