bunu ben yapıyordum bir ara, cafenin birine oturur orda yazmaya başlardım, herkeste merak ederdi vay acaba ne yazıyor bu felan, gelip soranlar da oluyordu ben de gaza gelip şimdi daha pişme aşamasında bitince yayınlayacağım felan diyordum ; tabi ben güneşi, günü, yıldızları, trafik ve insanların kaosunu betimlemeye çalışırken cafeye girip çıkan kızlar dikkatimi dağıtıyor bu sefer onları betimlemeye başlıyordum.
Geriye dönüp "günlüğümü" okuduğumda cafeye gelen kızların güzelliklerini puanladığım bir çeşit kerrat vetveline dönüştüğünü görünce bıraktım.
Gündelik olayın ayrıntıları pek bize göre değil sanırım; ayrıntılara kadınlar daha iyi dikkat kesiliyorlar. Biz daha çok makro bakmaya programlanmışız. O da sanırım yüzbinlerce yıllık tehlikeye karşısında alan taraması yapma ve genel sonuçlar çıkarma iç güdümüzden kaynaklanıyor.
Ama psikologlar çok faydalı olduğunu söylüyorlar; eğer çok dalgalı duygusal yoğunluklu bir aşamadan geçiyorsanız duygularınızı fark etmek için günlük tutabilirsiniz. Ama gidip de kızları puanlamayın.
Ama bir kız vardı sözlük; o güldüğünde tüm yıldızlar sanki gün geceye dönmüşçesine bir anda parlamaya başlıyordu. Neyse böyle şeyler yazmayın işte sonra kız arkadaşınız olur yazdıklarınızı okumak ister; ben betimlemeyi seviyorum, mübalağa sanatı en sevdiğim dal felan bir ton tantana.
Hala gülüşü ile gündüzü geceye çevirebilen tüm kadınlar için gelsin; yazıyorsak bir sebebi var.