antropomorfizm

entry16 galeri
    14.
  1. insanın en eski ve en utanç verici hobisi. yalnızlığı paylaşma çabası. düşünsene oğlum tanrıları bile bizim gibi kıskanç, öfkeli, aşık, intikamcı yaptık. zeus’u nuri alço vari bir herif haline getirdik, afrodit’i mahalledeki en güzel kız yaptık, rüzgarı üfleyen bir amca çizdik. (milo winter’ın o meşhur resmi, rüzgar dede yanakları şişmiş, gözleri fıldır fıldır).

    doğayı bile insanlaştırdık ki korkmayalım; orman kızgın oldu, deniz öfkelendi, güneş gülümsedi. yoksa kabul etmek zor: her şey bizden bağımsız, soğuk, kayıtsız. o yüzden kediye canım diyoruz, arabaya yavrum diyoruz.

    gökyüzündeki baba figürüne kendi babamın kusurlarını yükleyip sonra da neden beni sevmiyorsun? diye ağlıyoruz. işte antropomorfizm de öyle; sürekli yeniden ürettiğimiz bir illüzyon. yoksa kabul etmek zorunda kalırız ki evrenin bizimle hiç alakası yok, sadece biz varız ve korkuyoruz.

    bugün kedim kucağıma çıktı, gözlerime baktı, mırıldandı. ben de ona “evet kızım, ben de seni anlıyorum” dedim. halbuki anlamıyorum. o sadece ısınıyordu. ama ben ısınmak istedim. o yüzden konuştum. o yüzden ona insan kostümü giydirdim.

    traikomik değil mi? biz ki evrenin en zeki canlısı olduğumuzu sanıyoruz, en büyük ihtiyacımız hâlâ “birisi beni anlasın” diye yalvarmak. ve bu yüzden her şeye kendimizi yansıtıyoruz.
    1 ...