günün birinde aniden kapıyı çalan, insanı toplum içinde gizli gizli kaşınma refleksleriyle imtihan eden musibet. genellikle nemli, karanlık ve sıcak ortamları çok seven bu mikroskop altı canlılar, spor salonu duşlarından veya ortak terliklerden sinsice bulaşıp parmak aralarına yerleşir.
başlarda hafif bir kızarıklık ve tatlı bir kaşıntıyla kendini belli etse de önlem alınmadığında deride soyulmalara, çatlaklara ve can bezdiren bir kokuya dönüşür. eczaneden alınacak alelade bir kremin bile düzenli kullanılmadığında işe yaramadığı, "geçti galiba" deyip tedaviyi yarım bıraktığın an sinsice geri dönen inatçı bir döngüdür. bu dertten muzdarip olanların en büyük dostu pamuklu çoraplar, ayakları yıkadıktan sonra kurutma makinesiyle bile kurutacak kadar takıntılı hale gelinen o kuruluk hissi ve sabırdır.