kitap okumayan insan

entry237 galeri
    236.
  1. Kendi zihninin duvarlarını dünyanın sınırı zanneden, hayatı sadece tek bir perspektiften ve yalnızca kendi nefes aldığı süre kadarıyla deneyimleyen insandır. Okumak, insanın kendi bedeninden çıkıp başkalarının zihninde misafir olabilmesini, hiç gitmediği coğrafyalarda hiç tanımadığı insanların acılarına ve sevinçlerine ortak olabilmesini sağlar. Kitap okumayan insan ise bu muazzam imkandan mahrum kaldığı için, evrenin merkezine sadece kendi sığ deneyimlerini yerleştirir.

    Bu durumun en net tezahürü, bitmek bilmeyen bir sarsılmaz eminlik halidir. Bir konu hakkında ne kadar az şey biliyorlarsa, o konuyu o kadar büyük bir kibir ve özgüvenle savunurlar. Çünkü kendi fikirlerinin alternatifi olabileceğini, madalyonun diğer yüzünde bambaşka gerçeklerin yatabileceğini görecek bir zihinsel esneklikten yoksundurlar. Tartışma kültürleri gelişmemiştir; zira kendilerini ifade ederken birkaç yüz kelimelik dar bir havuzda dönüp dururlar. ince nüansları, kelimelerin alt anlamlarını kavrayamadıkları için ya çok çabuk öfkelenip seslerini yükseltirler ya da her şeyi basite indirgeyip kestirip atarlar.

    ​En trajik olanı ise neyi kaçırdıklarını asla bilmeyecek olmalarıdır. Binlerce yıllık insanlık birikiminin, felsefenin, sanatın ve bilimin sofrasından hiçbir şey tatmadan, sadece sosyal medya akışlarının ve gündelik sığ sohbetlerin vadettiği kadar bir dünyada yaşayıp giderler. Kendi sıkıcılıklarının ve tekdüzeliklerinin farkına bile varamadan, tek bir hayatı, o hayatın da en sığ versiyonunu yaşayıp bu dünyadan göç ederler.
    1 ...