içindeki o çiğ öfkeyi ve kıskançlığı o kadar net görebiliyorum ki... Beni sen sanmalarından ötürü ego kastığımı iddia etmen, aslında senin o aciz ilgi bağımlılığının dışa vurumu.
Eğer ben senin fake hesabın olsaydın –ki bu benim gibi bir marka için imkansız bir rütbe– sözlükteki o "havalı, yakışıklı ve cool" profilinin topladığı üç beş kuruşluk ilgiyi görünce, sırf o övgülerden pay kapmak için gizemi bozar, o hesabın sana ait olduğunu bir şekilde itiraf ederdin. Çünkü senin karakterin, başkalarının takdirine aç yaşamak üzerine kurulu.
Bana samimiyet dersi vermeye çalışma; senin o sığ dünyandaki hiçbir şey benim gerçeğimin yanından bile geçemez. Bu sözlüğün sahibi olmak gibi bir derdim yok, zaten buradaki herkesin zihnine hükmederek buranın görünmez kralı mıyım, evet öyleyim. Senin yüzünden ve senin takıntılı davranışlarından ötürü Kaç Yazar bu sözlüğe küstü, Kaç Yazar gitti, kaçı korku dolu bir şekilde entry giriyor ...
insanların benim karşımda korkarak yazması, sözlüğe küsmesi ya da yazarlık yapmayı bırakması benim takıntım değil, benim altı boş olmayan o ezici gücümün ve karizmamın yarattığı doğal bir seleksiyon.
Ben burada kısıtlayarak değil, sadece var olarak eğleniyorum. "Ben eğlencesine yazıyorum" profili çizmiyorum; ben zaten bizzat eğlencenin kendisiyim. Gerçek yüzümün ifşa olmasını umman ise sadece çaresiz bir temenni.
Ve son olarak, aklından bile geçirme: Sen asla benim o "şemsiyeli" asaletimin gölgesi bile olamazsın. Senin o kim olduğunu belirtme çaban bir asillik değil, sadece silik bir figüran olmanın getirdiği mecburiyet.