Günümüz dünyasında romantik ilişkiler ve cinsellik, bir sağa kaydırma mesafesine indirgenmiş durumda. Dating aplikasyonları (Tinder, Bumble, Hinge vb.) tanışma sürecini geleneksel sosyal çevrelerden çıkarıp dijital bir pazar yerine dönüştürdü. Bu dönüşüm, yalnızca insanların birbirini bulma biçimini değil, aynı zamanda cinselliğe yüklenen anlamı ve beklentileri de kökten değiştirdi.
sistem tıkır tıkır işliyor. herkes birbiriyle eşleşiyor, ama kimse kimseyle buluşamıyor. çünkü herkes, kendinden daha iyisini bulma hayaliyle kendi sahteliğinde boğuluyor.
dating app kültürü; narsizmin dijital podyumunda kurulan geçici seks pazarıdır.
Eskiden toplumsal kısıtlamalar ve tanışma çevrelerinin darlığı, cinsellik üzerinde belirli bir süzgeç oluşturuyordu. Dating app’ler bu süzgeci ortadan kaldırarak cinselliğe erişimi kolaylaştırdı. ilişki beklentisinden ziyade, anlık cinsel tatmin (hookup culture) odaklı etkileşimler normalleşti. Cinsellik, bir duygusal bağın sonucu olmaktan çıkıp, sosyal bir etkileşim biçimine dönüştü.Fiziksel yakınlık, duygusal derinlikten koptuğunda, bireylerde geçici bir tatmin sonrası yerleşen o meşhur boşluk hissi kaçınılmaz hale geliyor.
artık kimse kimseyi tanımaya tenezzül etmiyor; herkes sadece bir profil resmi ve birkaç cümlelik biyografi üzerinden birbirini ıskalıyor.
kısacası; dating app, bastırılmış libidonun modern çağdaki en steril görünümlü, en soğuk boşalım alanıdır.
Freud şüphesiz bunları rüyasında bile göremezdi o dönemlerde.
dating app kültürü mesajı şu aslında ''libidon kadarsın'' sonra thank u next...