Bütün bunların doğru olduğunu kabul etsek, ya da haklılık payının olduğunu bilsek ne değişecek.
Acımasız Kapitalist sistemin hüküm sürdüğü günümüz gerçekliğinde global ekonomik sistemin sürekliliği için her türlü dayatma ve zorbalama yaşanacaktır.
Burada kilit unsur devlettir. Devletin gücü ve politikalarının doğruluğu vatandaşlarının refah seviyesini belirleyecektir.
Uluslararası hukukta devletlerin gücünün üzerinde bir güç yoktur. Sadece denetleme mekanizmaları vardır.
Bir ülkenin ekonomik gücü irdelenirken gerçekte o ülkenin devletinin uluslararası gücü irdelenir. Nasıl türkiye ile Almanya aynı kefede değilse türkiye ile Uganda da aynı kefede değildir.
Türkiye sizin sandığınız gibi kötü yönetilmemektedir. Türkiye sizi Avrupa Birliği üyesi yapacağız sosu ile soslanan gümrük Birliği antlaşması pardon kapütülasyonları ile uğradığı yıkımın ve esaretin, Ardından Bülent Ecevit iktadarının inanılmaz korumacı ve çağ dışı ekonomik kararsızlıklarının getirdiği belirsizlik sonucu oluşan yıkımın bedelini bugün ödemektedir.
Bugün bir belediyenin (ibb) başına kayyum atanınca herkes ayağa kalkıyor. Türkiye cumhuriyeti devletinin başına Bülent Ecevit döneminde kayyum atandı
( kemal derviş ). Kimse niye bunu hatırlamak istemiyor ya da bahsetmiyor. Bundan önce ki kayyum da Süleyman Demirel
( meşhur 70 sente muhtacız dönemi ) döneminde atanmıştı ( Atilla karaosmanoğlu ).
Sizin sandığınız gibi türkiye kötü yönetilmiyor. Türkiye ekonomik kurtuluş savaşı veriyor.