Açık konuşalım, dizi bazen o kadar yavaş akıyor ki Saul Goodman’ın yaşlanmasını değil, kendi yaşlanmamı izliyorum sandım.
Tamam, sinematografi ve oyunculuklar muazzam ama sanat yapıyoruz diye bir sahneyi sakız gibi uzatmaları bazen sabır sınıyor. Breaking Bad’deki o kaotik enerjiye alışan bünyeler için bu kadar ağır bir tempo, zaman zaman "Hadi artık sadede gel" dedirtiyor. Kısacası; kaliteli ama bazen insanı uykusuyla imtihan eden bir başyapıt.