Kolaylık ve çağdaşlık vadeden sanal alemin, gerçek yaşamın önüne geçip giderek hapsettiği esaret/ bağımlılık sistemi.
Dijital dünyada zaman algısı yitirtilir; iş, eğlence, oyun, sosyal medya, alışveriş, eğitim… için ayrılan süre sınırsızdır ve her an, her yerden ulaşılabilirlik özgürlük kısıtlaması ile psikolojik baskıya dönüşebilir. Kölelikle biyoritim ve rutin hayat bozulmaya başlar.
Takip, arama, beğeni, tıklama, paylaşım, güncelleme … ile bırakılan her Dijital iz, bireysel algoritmaya dair; anlık/ sabit konum, ruhsal/ fiziksel sağlık, ailevi/ sosyal ilişki… kaydı oluşturarak 7/24 erişilebilir havuz yaratır.
Dijital uygulamalar; yön bulma, ezberleme/ belleme, analiz etme/ yorumlama, hesaplama/ çevirme gibi zihinsel; konuşma, empati kurma, ilişki sürdürebilme gibi sosyal; sabretme, sebat etme, kararlı olma, güvenme gibi psikolojik işlevleri de hayli köreltebilir.