Anlık, gizli ve öznel yapılan değerlendirmelerin aksine; sürece dayalı, şeffaf/ hesap verilebilir ve nesnel/ somut verilere dayalı bir değerlendirme türüdür.
Eğitim fakültelerinde dahi kullanılmayan; kurum ve kuruluşlarda ise keyfilik, kayırmacılık, talimat, referans… ile düzenlenen veya değiştirilendir.
Örneğin, bir kurumda personelin çalışmasını; öngörülen sürede işi bitirmesi, iş yoğunluğu, çalışma süresi, aldığı hizmetiçi eğitimler ve yurtiçi/ yurtdışı görevlendirme ile değerlendirme ölçütleri oluşturuldu ve kurum personeli ile önceden paylaşıldı. Bir bakıyorsunuz; meslek harici işleri iş gibi gösterenler, yaptığı iş sayısını kırk parçaya bölerek fazla belirtenler, mesaide görünmeyip mesai sonrası gelerek çok çalışıyor imajı verenler, torpille/ hizmetle (?) eğitimlere yazılanlar ve görevlendirilenler bir anda yüz tam puan alıvermişler. Gariban ve işini yapan memur/ akademisyen/ doktor/ öğretmen… ise beklesin dursun, bir gün yüksek puan alırım belki, diye. Performans değerlendirme en çok kendi öğrencilerini sınıfta bırakan akademisyenler, sahada çalışmamış askerler ve hayata kasteden doktorlar lehine FETÖ denetiminde kullanılmıştır. Şimdi yargıda da kullanılması gündemde. Problemi belirlemeden çözüm ürettiğini iddia eden yetkililerimize hayırlı olsun!..