pablo picasso

entry166 galeri ses1
    166.
  1. sanata saygım sonsuz ama bence bu herif çok kurnaz biri. tamam çocukken inanılmaz yetenekliydi, evet akademik çizimleri fena değil, erken dönem blue ve rose period’larında belli bir duygu yakalamış. ama sonra ne yaptı bu abimiz? klasik resmin bütün kurallarını, perspektifi, anatomiyi, ışığı cartı curtu bilinçli şekilde parçaladı ve bunu sikimsonik bir devrim diye pazarladı.

    şimdi kübizm diyenler olacak, bir nesneyi aynı anda her açıdan göstermeye çalışmakmış. peki sonuç? tuvalde dağılmış, çarpık, duygusuz geometrik parçalar. bir kadının yüzünü beş farklı açıdan aynı anda göstermeye çalışınca çıkan şey, çoğu zaman ne kadın oluyor ne de güzel bir kompozisyon. sadece zorlama bir entelektüellik. sanki ben klasik kuralları anlıyorum da bilerek çiğniyorum havası. bok anlıyorsun mk. gerçek ustalık, kuralları bilip onları aşmakla olur, kuralları yok sayıp yeni demekle değil.

    sürrealizm kısmına gelince, dali’yle kıyasla bile picasso’nun burada çok geride kaldığını düşünüyorum. dali’nin eriyen saatleri, rüyamsı manzaraları, teknik ustalığı ve sembolizmi var. bakınca ulan bu nasıl çizilmiş dedirtiyor. picasso’da çoğu zaman aceleyle, öfkeyle veya şov için yapılmış gibi duran, orantısız figürler var. guernica’yı bile alsan, güçlü bir anti-savaş mesajı taşıyor olabilir ama o mesajı taşıyan figürler o kadar kaba ve çarpık ki, duyguyu iletmekten ziyade seyirciyi rahatsız etmek için yapılmış gibi hissediyorum.

    o yıllarda ondan kat kat daha iyi çizen, daha güzel form veren ressamlar vardı. john snger sargent’ın portrelerindeki ışık ve fırça hakimiyeti, joaquin sorolla’nın deniz ve ışık oyunları, hatta bouguereau’nun akademik çıplaklarındaki kusursuz anatomisi… bunlar resme hâlâ insan eli değmiş hissi veriyordu. da vinci’yi hiç karıştırmayalım bile. o adam hem bilim hem sanat olarak insan anatomisini, perspektifi, duyguyu zirveye taşımış. picasso ise tam tersine, 20. yüzyılın artık güzel resme gerek yok modasının öncüsü oldu.

    bence picasso’nun asıl dehası resimde değil, pazarlamada ve zamana ayak uydurmakta. sanat dünyası o dönemde yeni olana, şoka, provokasyona açtı. o da bunu verdi. çarpık kadınlar, parçalanmış yüzler, derin olduğu iddia edilen anlamsızlıklar… bunlar zengin koleksiyonerlerin ve eleştirmenlerin ben anlıyorum diye hava atmasına yaradı. gerçek sanatsever için ise çoğu zaman boş bir gösteri.

    sanatı 5 yaşındaki çocukların gelişimsel beceriksizliğinin bilinçli ve paralı versiyonundan başka bir şey değil. o yüzden ne kübizmi ne sürrealizmi ne de büyük devrim laflarını yutmuyorum. hepsi aynı bokun laciverdi.
    4 ...