hafta içi yüklenen stresi atmak için hafta sonu bolca taşak muhabbeti yapmak gerekiyor malumunuz. bugünlerde biz karşıyakalılar içinde en değerli malzeme bu güzide duran kulübümüz. o gün arkadaşlarla 'göztepe'nin bulunduğu gruptaki takımlar hangi şehirden oyunu' * oynamışız. ben 9 takımdan 2'sini bilerek ikinci * oldum ve gırgır şamata makara kukara derken evime dönüp şekerleme yapmaya başladım. birden beyaz bir tünele girdim hafız, fonda ''olmekdanıld hed e fan iyaiyaoooo'' çalıyor. şahadet getiriyorum artık, o derece boka sarıyor iş belli. derken tünelin ucu görünüyor. beni tünelin ucunda bir kaplan '' merhaba, ormanımıza hoşgeldin phoibos kardeş'' diye karşılıyor ve beraber yürümeye başlıyoruz. kesin öldüm.
manzara çok güzel, canlı canlı yenme korkusu yavaştan kayboluyor. kaplan yürürken bir yandan bana ormanlarında nasıl mutlu mesut yaşadıklarından falan bahsediyor. derken bir futbol sahasına geliyoruz. ana *, bildiğin nou camp. tribünlerde her çeşit hayvan var. aslanı, maymunu, ceylanı, zürafası. tribünlerde görmek istediğimiz görüntüler bunlar sanki. derken 'ezlan' isimli aslan yanıma geliyor. ''geleneksel orman gazoz ligi'ne hoşgeldin'' diyerek beni şeref tribününe çıkartıyor.
turnuva türlü abukluklarla sona erdiğinde sincap belediyespor finalde porsuklarsporu yenerek şampiyon oluyor. üçüncülük kupasınıda tavşanlıspor kaptanı bugs bunny jr.'a kendi ellerimle veriyorum.
akıl sağlığımı kaybetmek üzereyken telefonum çalıyor, uyanıyorum. ''ulan nereden girdi bu hayvancıklar bilinçaltıma?'' derken öğleden sonra oynadığımız oyun kafamda ampül oluyor. 'göztepe'nin bulunduğu gruptaki takımlar hangi şehirden oyunu'. bilemediğim takımlardan ikisi pursaklarspor ve tavşanlı belediye. bruce wills gülümseyişi takınıp balkona çıkıyorum, aşağıda birileri kaf kaf çekiyor....