Türk tarihi açısından bakıldığında; yalnız ulusun yönetime katılması değil, aynı zamanda bağımsızlık ve varlık mücadelesi ile açıklanabilecek terim.
Milletin özgürlük sevdasıyla kurtuluş savaşı sürecine ve meclise dahil olması bir anda ve bir kararla değil; aşamalı bir olaylar dizisi ve kaçınılmaz sorumluluk duygusu sonucu ortaya çıkmıştır.
Günümüzde empoze edilen “hayatımı/ anı yaşarım, ben en önemliyim, benden sonrası tufan…” anlayışından oldukça uzak ve ağır bir toplumsal yükümlülüktür.