- "imân akıl işi değildir, akılsızlık işi de değildir; ona, göründüğü yerde aklın "ruh" anlamı bâki, "imân aklı" da diyebiliriz. O doğrudan biliştir; ve kendi nasibi içinde dinî ve dinî olmayana bakar...
"Din'i" den kasıt, asıl; yâni islâm...
Saf ve pür bedahet hâlinde bir bilişle imân yanında, düşüncede kendini aşma kabiliyeti vardır; insan, KUŞATAN'ı kavram yoluyla değil, varoluşan KARAR ve iMÂN'la tanır.
Her şey bir nasib ve vesile meselesi..."