Bugün iktidarın yeniden internet ve medyaya yönelik yasakları tartışılırken, bir tarikat-cemaat koalisyonu olarak yola çıkan AKP’nin devlet içerisinde kadrolaşma ve toplumda rıza üretme sürecinde medya büyük rol oynadı. Ergenekon-Balyoz operasyonları, Dink cinayeti, sivilleşme tartışmaları, yargıyı ele geçirmek için tezgâhlanan 12 Eylül 2010 referandumu gibi süreçlerde tarikat medyası adeta operasyon aparatı gibi çalıştı. O dönemlerde “Hizmet Hareketi” dedikleri FETÖ’nün elindeki Zaman, Taraf, Nokta gibi yayın organlarında kimlerin hapse gireceği önceden bildirilirken diğer cemaatlerle bağlantılı islamcı gazetelerde de (Yeni Şafak, Akit, Türkiye vb…) benzer bir destek propagandası hâkimdi. Aynı dönemde bu gazeteler, başka gazetelerin kapatılmasını hatta gazetecilerin içeri atılmasını savunuyorlardı.