"Salim Güran beni yukarıya çağırdı, ben de yukarıya çıktım. Bilmiyordum ve cesedi yerde gördüm. Salim ile birlikte Arif Güran’ın evine gittik, cesedi orada gördüm. Sol taraftaki odadaydı. Bana ‘Bu cesedi götüreceksin’ dedi. Kabul etmedim, silah çekti; beni ve oğlumu tehdit etti. Ben mecbur kalıp, cesedi götürdüm.
Cesedi battaniyenin içine koyduk. Kapıya kadar benimle geldi. Ondan sonra ben cesedi götürdüm, benimle gelmedi. Daha sonra ben ahıra götürdüm, cesedi torbaya koydum. Torbayı arabaya koydum. Yukarıda Yüksel Güran’ı gördüm, ağlıyordu.
Daha sonra Salim Güran gelip battaniyeyi benden alıp cesedi parça parça yapıp yok etmemi istedi. Cesedi ben yok etmedim. Eğer Salim Güran’ın dediğini yapsaydım, o ceset bulunmazdı, ben de burada yargılanmazdım."