zafer partisi kapatılsın

entry5 ↓ galeri
    4.
  1. milliyetçilik, doğası gereği "biz ve onlar" ayrımı üzerinden bir savunma mekanizması kurar. Ümit özdağ bunu "varoluşsal tehdit" retoriğiyle öyle bir harmanlıyor ki, her türlü hamlesi bir "güvenlik ihtiyacı" gibi pazarlanıyor. milliyetçiliği bir kenara bıraktığımızda; ortada bir "ulusun bekası" değil, bir "devletin faşist pratiği" kalır.

    aklıselim bir eleştiri, "türk milleti yaşasın mı ölse mi?" gibi saçma bir ikilemden çıkıp, "bir devletin egemenlik sınırları ve insan hakları ihlalleri nerede başlar?" sorusuna odaklanmalıdır.

    "post-inanç dönemi sigortası" milllyetçilik, toplumu bir arada tutuyor ama aynı zamanda onu etik bir boşluğa da itebiliyor. eğer inanç bir kültür haline geldiyse ve artık tanrı’ya hesap verme korkusu (transandantal etik) yoksa; geriye sadece ulusal çıkarlar ve güç pragmatizmi kalır. bu da eleştirirken karşımızda "dini bir grup" değil, "reelpolitik bir makine" olduğunu görmemizi gerektiriyor.

    eleştirirken "türk milleti ne istiyor?" sorularından ziyade; "uluslararası hukuk ne diyor, yerinden edilen Suriyelilerin mülkiyet hakkı ne olacak ve bölge istikrarı nasıl sağlanır?" sorularına odaklanmak, "aklıselim" karşı çıkışın tek yolu. aksi takdirde, bir bağırış çağırışta, olan hep sahadaki insana ve adalete oluyor.
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük