mustafa kemal atatürk

entry14468 galeri ses1
    14461.
  1. Bir anekdot:

    30 temmuz 1938... atatürk'ün o çok sevdiği savarona yatından dolmabahçe sarayı'na nakledildiği gün. dışarıdan bakıldığında hastanın rahat etmesi için daracık bir gemiden serin bir saraya geçiş gibi makul dursa da, işin perde arkası insanın boğazına koca bir yumruk gibi oturuyor.

    yıllarca cepheden cepheye koşan, bir ulusu tek başına ayağa kaldıran o koca irade, yattan saraya sedyeyle taşınıyor o gün. doktoru o anı notlarına düşerken, "artık kendi kendine yürümek ve hareket etmek imkânından tamamıyla mahrum bir duruma gelmişti" diyerek hastalığın vahametinin odadaki herkesin yüzüne nasıl tokat gibi çarptığını anlatıyor. nitekim o günden sonra atatürk'ün serbest bir halde yatak dışında kalması bir daha hiç mümkün olmuyor.

    tarihin akışını değiştiren o ihtişamlı yaşamın ardından; sessiz, vakur ve acı dolu bir vedaya bir hekimin gözünden şahitlik etmek çok ağır bir his. resmi tarihin ezberlerinden sıyrılıp, o son günlerdeki insani hüznü ve bir liderin en kırılgan anlarını hissetmek, sarayın o soğuk koridorlarındaki çaresizliği ve yaklaşan vahim sonun ayak seslerini yakından duymak isteyenler için sarsıcı bir kaynak:

    (bkz: Son Günlerinde Atatürk) (bkz: Asım Arar)
    0 ...