Kıskanmak öyle herkesin açıp arkada oynatsın diye izleyeceği bir dizi değil. Daha ilk bölümden sana şunu söylüyor: “Burada kimse masum değil, hazır mısın?”
En vurucu tarafı, kıskançlığı basit bir duygu gibi anlatmaması. Hani alışığız ya; aşk kıskançlığı, biraz trip, biraz drama… burada öyle değil. Daha derin, daha rahatsız edici bir yerden geliyor. insan bazen izlerken “bu kadar da olmaz” diyor ama bir yandan da gerçek hayatta karşılığı olduğunu biliyor.
Karakterler özellikle çok iyi yazılmış. Hiçbiri tam iyi ya da tam kötü değil. Hatta bazen en hak verdiğin kişi bir sonraki sahnede seni sinir edebiliyor. O gri alanı güzel kurmuşlar. Bu da diziyi “haklı kim?” sorusundan çıkarıp “insan neden böyle olur?” noktasına taşıyor.
Atmosferi de ayrı bir konu. Parlak, steril bir dünya yok. Daha karanlık, daha iç sıkıcı ama bir o kadar da içine çeken bir havası var. izlerken eğlenmekten çok düşünüyorsun. Hatta bazı sahneler bittikten sonra bir süre ekrana bakıp kalıyorsun.