muhsin yazıcıoğlu

entry1791 ↓ galeri
    1787.
  1. Tutukluydu MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda. Gazeteci olarak salona girdiğimde mutlaka selam verirdi. Bu yüzden birkaç defa cop yedi, ben de salon dışına atıldım.
    Birlikte at binerdik bazen...
    Gecenin 2'sinde, 3'ünde arayıp "seni almaya geliyorum" dediği de olurdu. Sabahlara kadar sohbet ederdik.
    Yıllar boyunca hiç bir yanlış hareketini görmedim. Adam gibi adam, vefalı bir dosttu.
    Oğlum Yiğit'in sünnet düğününe geç gelmişti. "Kusura bakma gardaş" dedi, cebinden bir çeyrek altın çıkardı:
    -Bak, en değerli hediyeyi ben getirdim. Fakiriz biz, o yüzden bu çok değerli!
    Ben de "bak" deyip, Ankara Gazeteciler Cemiyetinde şarkı söyleyen kızım Begüm'ü gösterdim:
    -Pek farkımız yok, "sanatçı" kızım, orkestradakiler arkadaşlar. Salona da para vermedim. Ben de böyle idare ediyorum işte...
    O helikopter kazası, büyük ihtimalle de suikastından birkaç gün önce telefonla aramış, uzun uzun görüşüp, adeta vedalaşmıştık.
    O günden bu yana eksikliğini çok hissediyorum. Yeri doldurulamıyor bir türlü.
    Muhsin Yazıcıoğlu'na, "Muhsin Başkana" Allah rahmet eylesin. Mekanı Cennet olsun.

    Emin pazarcı
    1 ...