manken eski sevgili

entry6 ↓ galeri
    5.
  1. manken değil de, oyuncu vardı.

    lise son sınıfta çok amaçlı salonda 19 mayıs tiyatro etkinlikleri için prova yaparken görmüştüm onu. ne yaptım ettim, araya adam soktum kendimi yazdırdım etkinlik listesine. ilk başta bana karşı epey temkinliydi. çok güzel bir kız olduğundan sürekli kendisine asılan oğlanlardan baymış olacak ki erkeklere karşı mesafesini korurdu. baktım o iş öyle olmayacak... yalandan etkinlik için şiir yazıyorum ayağına direkt kıza şiir yazdım. provada şiiri okurken benim gözler cin gibi dönüyor, kıza iş atıyorum bir yandan. şiir de direkt kızı tarif ediyor ki, hoca bir an şaşırıp "evladım bunun kerem aslı hikayesiyle ne alakası var ?" kız da bayağı zeki bu arada, kafa zehir gibi tabii çaktı mevzuyu. sahne arkasında kutu taşıyorum ben, oturmuş uzaktan dik dik bana bakıyor. ben de pek oraya bakmamaya çalışıyorum, dedim içimden "bu kız ya beni sikecek ya da oldu bizim iş, ortası yok" sonra tereddüt etti ama usul usul kalktı ayağa. yavaş yavaş bana doğru yürüdü, dedi "hayret, sen nasıl öyle bir şiir yazabildin şaşırdım" dedi. ben de ortaya voleyi çaktım, "marifet bende değil, yazdıranda" deyiverdim, tabii mk romantiğiz ne sandın ? sonra hem meraklandı, hem de aşırı ilgiliymiş gibi de gözükmek istemiyor, belli belirsiz "kimmiş ki yazdıran" falan ağzında geveledi, bu arada gözlerini de kaçırdı benden kutuya bakıyor kutuyu inceliyor zannedersin. ben tabii çaktım mevzuyu, hiç lafı dolandırmadan tokat gibi yapıştırdım; "sen" dedim. kafayı kaldırıp bana bir baktı, kaşlar bir çatıldı, ben de mal mal sırıtıyorum amk. bir de arsızız ki. "dalga geçme benimle" dedi. gözleriyle beni tartıyor bu esnada. "dalga geçmiyorum, sana yazdım. ilham aldım. yoksa şiirle falan işim olmaz ki" dedim. "o zaman buraya da benle konuşmak için mi girdin" dedi. ben de "aynen öyle" dedim. "niye direkt açılmadın" dedi. "denedim ama huysuzdun o gün" dedim. "o gün 2 kişi yavşadı bana kusura bakma" dedi. "geç olsun güç olmasın" dedim. buna baya bi güldü. o gülüş o gülüş. ders aralarında buluşup fingirdemeler, müzik odasına gizlice girip kendi koromuzu kurup salak salak şarkılar söylemeler, aileler evde yokken birbirimize geçip beraber yemek yapmalar, mangalda sabaha kadar içmeler. "abi tiyatro diyordun tiyatro işi noldu ya" lan anlatıyoz göt. hocanın başının etini yedim. senaryoya hiç planda olmayan bir sahne ekledik. tüm okulun gözünün önünde kızla dans ettim. hatta bazı veliler "bu ne biçim ahlaksızlık" falan diye zırlamıştı, 2 ay kafa ütülemişti ibneler.

    kendisi tiyatroculuk okudu. şu an oyuncu ve geçen yıl bir yerli dizide rol aldı. ikimizin çok farklı hayatları var artık. gönüller bir olsa da ayaklar başka tarafa yürüyor. yapabileceğimi bilsem tekrar onu hayatıma sokarım. lakin benim de gücümün yetmediği şeyler var.

    çaresizlik, alışkın olmadığım ve nefret ettiğim bir duygu.
    olur, bu hayatta bu da var.
    olmuştur.
    0 ...