anadolu'nun ücra yerlerinden birinde görevine yeni atanmış bir kaymakam yürüyüşe çıkmış. yürürken birden bataklığa saplanmış. feryat figan yardım için bağırırken oralardan geçen bir köylü sesini duymuş. köylü koşmuş bataklığa varmış.
köylüyü gören kaymakam sevinçli köylüye seslenmiş.
- efendi bir yardım et kurtar beni ben filanca yerin kaymakamı...
köylü:
- beyim olur mu öyle şey ben yardım edemem.
demiş. şaşıran kaymakam:
- ne demek yardım edemem zamanım azalıyor batıyorum.
diye çıkışmış köylüye. köylü:
- beyim, ben köye gider muhtara haber veririm. muhtar jandarmayı arar. jandarma afad'a yazı geçer. afad valilikten izin için yazı yollar. valilikten izin gelirse afad'daki yetkililer buraya bir ekip yollar onlar da seni kurtarır.
diye durumu güzelce anlatmış. şok olan kaymakam:
- iyi de ölürüm o zamana kadar. gel etme bir dal parçası uzat bana...
diye yalvarmış. kendinden emin köylü:
- beyim tamam haklısın ölürsün ama mevzuata uygun ölürsün.