instagramda sürekli kombin yapan kızları görüyorum. Hayatta başka bir meşgalesi uğraşı olmaz mı insanın? Kime neyi devamlı beğendirmek zorundayız? Ne mecburiyetimiz var? Sürekli evin içinde kendini çekmek bir psikolojik vaka değil midir? Eşi dostu arkadaşı uyarmıyor mu diye düşünüyorum. Önüme düşünce profillerine giriyorum ne göreyim herkes modacı olmuş. Hepsi elbise satıyor dikiyor. Müthiş bir pazarlama dünyası. Bu kadar tüketim dünyasında bir tek kendimizi satmıyoruz. Bununla övünmeleri de cabası. Allah karşıma böyle bir insan çıkarmasın diye dua ediyorum hakikaten.
Düşünüyorum şöyle bir herkes niye bu kadar kusursuz? Mesela kızın kendini övdüğü beğendiği yetmiyor bir de kardeşini övüyor "Bahtı değil kardeşi yakışıklı olunca kızlar" başlığıyla video atıyor kardeşini övüyor. "mutluyum çünkü bir anne oğlunu iyi yetiştirmiş" diyor yine yetmiyor kaynanasını da övüyor. "Beni kimse üzemez çünkü babam beni hiç üzmedi" diyor babasını da kusursuz ilan ediyor. "Hayalini kurduğun hayatı yaşıyorsundur" hayalleri de gerçek olmuş. Peki o halde bir de "baksana şansıma bulmuşum dengimi" hanımefendi dengini de bulmuş. Ne kadar kusursuz bir hayat. Makyaj yaparken de video atıyor cildi de pürüzsüz. Biz bu kadar kötü müyüz? Bahtsız bir tek biz miyiz? Bizim annemiz bizi yetiştiremedi, dengimizi bulamadık, kardeşimiz de yakışıklı değil. Biz ayrık, öteki, farklı, itilmiş, kenar süsü mü olmuşuz? Biz hiçbir şey değil miyiz? Ne kadar kötüyüz. Her şey bizden geçmiş. Ne kadar bahtsız ve eksiğiz.
Sosyal medya ne kadar palyatif suni ütopik oldu. Hayat o kadar güzel ve kusursuz ki herkesin. Bunu müthiş bir motivasyonla empoze ediyorlar. Her şeyleri güzel lüks ve müthiş.