bu oyunun yapımcılarına öncelikle taktir ettiğim bir konu var ki o da modern dünyada geçen bir rpg oyunu yapmaya cüret etmeleri ve ortaya kült bir iş çıkarmış olmalarıdır. bütün rpg oyunları sanki böyle bir kural varmış gibi orta çağ fantezilerinde geçiyor ve artık aynı şeyleri görmekten bıktık usandık. rpg oyunlarının farklı konseptlerde ve dönemlerde geçmesi oyun dünyasının çok ihtiyacı olduğu bir şey. bu konuda haklarını verelim. oyunun hikayesi ve lore'u da insanı içine çekiyor.
lakin oyunla alakalı söyleyebileceğim pozitif şeyler bununla sınırlı. vampire the masquerade bloodlines, bir rpg oyunu olarak çok başarısız bir oyun. kendi türünün kesinlikle öne çıkan bir örneği değil, bunun sebebi de rpg'yi rpg yapan ana elementler bu oyunda çok zayıf. karakter ağacı rastgele ve hikaye ilerleyişiyle senkronize değil. gelişim hissi yok denecek kadar az. dövüş mekanikleri rezalet; allahım ne olur düşman çıkmasın da gameplay görmek zorunda kalmayayım diye dua ettiren cinsten. bölüm tasarımı kötü demiyorum, çünkü bölüm tasarımı diye bir şey yok bu oyunda. bir çeşit yarı açık dünyadasınız ama görevleri özelleştirilmiş kapalı alanlarda icra ediyorsunuz ve bu görevler esnasında düz koridorlarda gezip doğru kapıyı aramak dışında bir şey yapmıyorsunuz. oyunda yön bulmak zaten tamamiyle işkenceden ibaret. bosslar inanılmaz overpowered. oyunda etkileşime girdiğiniz her karakter ana görevinizle alakalı şeylerden konuşuyor ve bu durum sanki açık dünya rpgsi değil de çizgisel bir oyundaymışsınız hissini veriyor, dünya gerçekçiliği burada zaten patlıyor. ikizler dışında ilgi çekici karakter yok. oyunda fast travel yapmak bile uğraştırıyor, git bilmem nereden şunu getir tarzı görevler bir yerden sonra bayıyor.
oyunla alakalı en çok övgü alan şeylerden birisi diyaloglar, daha doğrusu diyalogların çok çeşitli ve her ırka özel olması. oyunu en son malkavian olarak bitirmiş birisi olarak söyleyebilirim ki evet, bu konuda kısmen haklılar fakat niyeyse herkes bu oyunun diyaloglarını överken benim en çok şikayet ettiğim konulardan biri oyunun diyalogları, ilginç değil mi. çeşitlilik falan hikaye aslında, işin gerçeğini ben size söyleyeyim ki inanılmaz çizgisel bir diyalog adabı var oyunun. evet, diyalog seçeneği fazla ama hepsi sizi aynı yola götürüyor ve konu aynı noktaya bağlanıyor. her ne kadar hayatında rpg görmemiş birisi için bu çok etkileyici olsa da ben diyalog kurarken yaptığım seçimin gerçekten bir önemi olmasını tercih ederim zira bu oyunda kendimi konuşma sahnelerini hızlı hızlı geçerken buldum.
kısacası, vampire the masquerade bloodlines rezalet bir oyun değil ama iyi bir rpg oyunu da değil ve ben oyunu 2 kez bitirdim ve hiçbirinde kayda değer bir tat alamadım.