Akıbetiyle birlikte en güzel örneği iran olabilecektir:
Önce tersine devrim yapmak için ABD ve ab destekli kasetler dolduruldu, sonra bir güzel (?) devrim yapıldı. Halk “laik-antilaik/ tarikatçı” diye ikiye ayrıştırıldı (bizde henüz temelleri yasalarla atılmak istenendir). Tarikatçılar laikler üzerinde baskı kurarken, ezilen bir sınıf oluşturuldu. Bu ezilen sınıftan yararlanan küreselciler, bu kez tarikatçılara karşı direnişi tetikledi. iç isyanlar ve gösteriler gündem olurken, bir de baktık israil ve ABD tüm haşmetli bombalarıyla semayı süslemeye başlamışlar.
Gelelim Türkiye örneğine… Türkiye’de kaplancılar, Süleymancılar ve Fethullahçılar siyasal islamın öncü maşaları… kaset dinletmeler tutmayınca, üniversitelerdeki ve ordudaki sahte atatürkçüler devreye girdiler. Nizamiyeler, gümrük memurluğuna dönüştürüldü ve giriş izinleri verilmedi. Sonra 28 Şubat krizi dayatıldı, mağdur türbanlı ve başörtülü sınıf yaratıldı, sürekli hatırlatıldı. ilerleyen süreçte 15 Temmuz 2016 işgali denendi. Tutmayınca anında dincilik maskesi atılıp atatürkçülük kostümü giyildi. Oysaki başörtülülerle birlikte Ezilen bir diğer taraf gerçek atatürkçülerdi. Pkk’liler, Süleymancılar ve fethullahçılar el ele verip bu kez ana dilde eğitim, zorunlu/ lisans/ lisansüstü eğitimler, dini eğitim ve mesleki eğitim konularına el attılar. Artan işsizlik, laik cumhuriyet anlayışına tezat dayatmalar, eşitsizlik, hak etmeden kazanılan sınavlar ve makamlar, bölücü uygulamalar… milletin bütünlüğünü bozar hale geldi. Bugün Recep Tayyip erdoğan’ı ve işbirlikçilerini destekler görünen ABD ve israil, çok değil bir süre sonra beslediği siyasal islamı kendi elleriyle yıkmaya çalışacak ve kendi kurduğu baskıyı kendini kurtarıcı göstererek kaldıracağını iddia edecek. Plana göre; Aynı topraklarda kardeşçe yaşamış ezilenler birbirlerini ezme mücadelesi verecekler. iç ayaklanma ve ardından ABD bombaları… Dikkat edilesi derin sular…