merhaba sevgili sözlük,
yıldan yıla girip yılın sonunu gördüğüm yıla veda ettiğim anlardan oluşan bir yere dönüştü bura benim için. -yıllığımsı-
“secunda” açıp hüzün pelerinimimi örtündükten sonra akşamüstü maviliğinin kapladığı ormanda gezintiye çıktım dolu bir kafa ve omzumda taşıdığım duyguların ağırlığıyla. şu aralar sık sık yürüyüşe çıkıyorum. önceden zihnime hücum eden düşüncelerin yerini koca bir sessizlik aldı gibi geliyor. anlamsızlık sararken zaman zaman dört bir yanımı, kuşatılmışlık bana sadece beyaz bayrak kaldırtıyor.
2025’e gelirsek… yetişkin hayatımı düzene sokma çabalarımın ilk meyvelerini aldığım yıl olabilir. fakat bu düzen beraberinde; sıradanlığın huzuru ve “hayatım böyle devam mı edecek?” huzursuzluğu getirdi. bir yanda rutinlerin sağladığı güven öte yanda rutinler dışı etkinliklere zaman ve enerji bulamamanın getirmiş olduğu hüzün. bunlar belki üzerine düşünebileceğim en basit mevzulardı. derinlere indirdi 2025 beni, korkularımla yüzleşmekten yüz göz olduk. “korkunç bir film” izlerken gülmek ama yine de o maskeyi görünce korkmak gibi. öhöm ne diyorduk, evet korkular. kendimi biraz daha anlamaya çalıştığım yıldı fakat süslü cümleleri bırakırsam bir kenara şunu derdim: sessizleştim. farkında olduğum şeyleri sadece izliyorum. diyorum ki içimden: “tepki vermenin tam sırası” fakat parmağım bile oynamıyor artık. durgunlaştım. içime kapandım. dönüm noktalık olay da yaşanmadı gibi hayatıma dahil olanlar, görünür olmak, küslükler/ barışmalar, alan genişletmece, yurt içi/ dışı geziler ve oralarda kazandığım bakış açıları haricinde. konuşma isteğim gitti gibi. kendimi ifade etmek için kurduğum noktası bir türlü konulmayan cümlelerimde kelime sayısı 3’ü geçmiyor artık. insan detoksuna ihtiyacım var sanırım bir süre. tatil paklar gibi. 30’a girmek mahvetti sanırım beni. oysa hazırdım 28 yaşımdan beri. 20ler’imin yasını tutmaya başlamıştım ta 2 yıl öncesinden fakat ne kadar tutarsam tutayım demek ki olay gerçekleşene kadar hazır hissetmiyormuş insan.
2025 fena bir yıl değildin. dostluklarım korundu, gezdim bol bol, çok şükür sevdiklerimin sıhhati huzuru yerinde. sanırım daha ne isteyeyim para hariç hdjfk 50+ dualarına döndük iyice ama sanırım onları anladığım yaşların ilk evrelerindeyim… yani demem o ki; 2025 içinde 29. yaşım saklı, ona çok iyi bak. 20ler’im seninle beraber son buldu fakat güzel bir kitaptın benim için.
“ilk gençlik mutlu bir macera, bir şehri ilk kez görür gibi”
ilk defa gittiğim şehirler ve ülkede fark ettiğim şey; merak ve heyecan uyandırmasıydı. bu duyguları özlemişim bunu tattırdığın için de teşekkürler.
ve ufak not: dağ yürüyüşümde o ince yollardan geri dönemeyecem sanıp çok korkmuştum. insan kendi canından ziyade bazen geride kalanların yaşayacağı üzüntü için de korkabiliyor. bazen kendime başkalarına değer verdiğim kadar değer vermediğimi fark ediyorum. sevgili aga takılan sinek, ağı kendi zihnin ördü, düşüncelerinden sıyrıl ve kaldığın yerden uçmaya devam et.