neyzen tevfik

entry672 galeri
    670.
  1. 19 yaşında bir delikanlı olduğunda babası onu istanbul'daki Fethiye Medresesi'ne gönderir. Burada ise hayatındaki bir diğer dönüm noktası olan Mehmet Akif Ersoy'la tanışır.Mehmet Akif'in şiirlerinden çok etkilenir ve bir anlaşma yaparlar. Neyzen Mehmet Akif'e ney üflemeyi öğretir, ünlü şair de ona Farsça ve Fransızca dersi verir. Yine Mehmet Akif'in yardımıyla dönemin seçkin sanatçılarıyla tanışır. Artık saray, köşk, yalı ve konaklara çağrılan meşhur bir 'neyzen'dir. Bir gün cüppe ve şalvar giyilen medresede Akif'in verdiği setre pantolonunu giyince medreseden dışlanır. Mevlevilikten kopar, Bektaşi dervişi olur. Şeyh Mümin Paşa’dan 'nasip' alarak 'melamet hırkası' giyer.Sonra bir dönem Şair Eşref'le Mısır'a gider. iki kafadar heccav burada da rahat durmaz. Neyzen, bir olaya karışır ve 6 ay hapse mahkum olur. Bir yandan da Abdülhamit'e yazdığı hiciv dolu bir şiir yüzünden gıyabında idam kararı çıkar. Ağzı bozuk, lafını esirgemeyen, padişah, devletli demeden istediği gibi herkesi eleştiren Neyzen hakkında, yaşamı boyunca pek çok kez tutuklama kararı çıkartılır. Ama edindiği çevre sayesinde hepsinden de paçayı sıyırır. Meşrutiyet dönemi istanbul'a döner ve 1919 yılında, ilk kitabı olan “Hiç” kitabını yayınlar. Hatta boynunda hiç yazılı bir yazıyla gezer sokaklarda.1927 yılında sara nöbetleri çoğalmış, alkol tüketimi de bir o kadar artmıştır. Tedavi görmeye başlar. Hatta 1940'ta Bakırköy Akıl Hastanesi'nde ona özel bir oda tahsil edilir. Arada bir benim vaktim geldi deyip burada dinlenirmiş. Hayatı boyunca sistemi, devleti, yobazlığı eleştiren Neyzen; halkın içinde yaşamış, milletin dertlerini, sıkıntılarını kendine dert edinerek dile getirmiştir.Cumhuriyet, yobazlara karşı duran bir sistem olduğu için çok benimser. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili methiyeler düzer. Tabii yine kendi usulüyle...

    ibnülemin Mahmut Kemal, Halit Ziya, Ahmet Rasim, Tevfik Fikret, Tanburi Cemil, Yunus Nadi, Udi Nevres ve Hacı Arif Bey gibi isimlerin arasında kendini geliştirme fırsatı bulur. 1900 yılında Ülkeye gramafonu ilk kez getiren ' Hâfız Âşir Bey'le bir plâk kaydederek “Gülistan Plak Mağazası' na satar. Azâb-ı Mukaddes (1949) kitabının önsözünde belirttiğine göre yüze yakın plak çıkarmış ve pazarlamıştır.
    1902 yılında Bektaşi dergâhlarına devam ederek Bektaşi dervişi olur. Sütlüce Bektaşi Tekkesi'ne devam ettiği bu zamanlarda Şeyh Mümin Paşa’dan nasip almıştır. Sirkeci'deki, istasyon Gazinosu ve Güneş Kıraathanesi'nde istibdat’a karşı nutuklar çekmeye ileri geri konuşmaya başlar. ihbar edilip gözaltına alınır. Bektaşi olduktan sonra içkiyi çok arttırmıştır. Zamanının büyük bölümünü Beyoğlu meyhanelerinde geçirmeye başlamıştır.
    1927 yılında sara nöbetleri çoğalmış, alkol tüketimi de bir o kadar artmıştır. Artık oldukça uygunsuz hallere de girmektedir. Topbaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kâmil Hastanesi'nde tedavi görmeye başlar. Neyzen’in doktoru Dr. Rahmi Duman’ın anılarında yer aldığı şekliyle: ”Neyzen Tevfik, elinde içkiyi biberon gibi kullanmaktadır. Onun içişini bilimsel olarak açıklamanın imkânı yoktur.”
    0 ...