ya güçlü olursun, ya güce boyun eğmek zorunda kalırsın. mesele Atatürkçülük yada Kemalizm değil. son 300 yıldır Türklerin ve devletlerinin, dünyanın egemen devletleriyle olan güç münasebeti. o egemenler sana bir şekilde müdahale ediyorsa sen ancak ben güçlü bir ülkeyim deyip kendi kendini avutursun. güçlü olmak diğer devletlerde maddi (parasal) ve teknolojik olarak gücü elde etmek olabilirken bu bizde eksik kalır. zira Anadolu jeopolitiği tarihsel olarak üzerine yüklenen misyonun farkında olması ve buna sahip çıkmasıyla ancak mümkün olabilir. biz kendi maddi manevi milli kültürel dini ahlaki değerlerimize sırt çevirirsek, diğerleri olan Ortadoğu'daki devletlerin başına gelenler bizim için de kaçınılmaz olur. sakın konfor alanlarımız gözümüzü kör etmesin. aklımızı örtmesin. dünyalık az bir menfaat temini dostu düşmanı bize unutturmasın. ne olduğumuzu kim olduğumuzu unutmayalım. aslımızı özümüzü inkar etmeyelim. zira dünyada adalet eşitlik hak hukuk özgürlük demokrasi ve kardeşlik gibi kavramların sadece yazılı metinlerde kaldığı, bunları uygulayacak otorite olmadığı, sözde kurumların birer kukla olduğu ama uygulamada gücü eline geçiren zalimlerin istediği gibi saltanat sürdüğü emperyalist sömürü düzeni tıpkı tarihte olduğu gibi aynen hatta daha büyük bir hızla devam ediyor. edecek de. evet..