14 şubatı yalnız geçirecek yazarlar

entry107 galeri
    106.
  1. biz hemcinslerine ilgi duyan bireyler, hayatımızda biri olsa bile çoğu zaman “yokmuş gibi” yaşamak zorundayız. el ele tutuşamazsın. sarılamazsın. sosyal medyada paylaşamazsın. aileye anlatamazsın. iş ortamında adını bile anamazsın. sonra da toplum çıkar sana “niye yalnızsın” diye sorar. yalnız değiliz, saklanıyoruz.
    kaldı ki içinde bulunduğumuz bu problemli, güvensiz, linç odaklı ortamda; bizim dünyamızda aşk merkezli, güvenli, sürdürülebilir ilişkiler kurmak zaten başlı başına mucize. insanlar artık bağ kurmaya değil, anlık hazlara, hızlı tüketimlere, duygusal fast-food’a odaklı. derinlik yok, emek yok, sabır yok. sadece “iyi hissettiriyor mu, şimdi?” sorusu var. yetmezse çöpe.
    o yüzden 14 şubat bizim için ne romantik bir beklenti ne de dramatik bir yalnızlık günü. daha çok, toplumun bize biçtiği görünmezliğin ve bastırılmışlığın yıldönümü gibi. mum ışığı değil, iç sıkıntısı. çiçek değil, temkin. çikolata değil, tetikte olma hali.
    yalnızlık bazen kimsenin olmaması değil; var olanın yaşanamamasıdır.
    ve bu, pahalı restoranlarda yenmeyen akşam yemeklerinden çok daha ağır bir yalnızlıktır.
    0 ...