Başkentin göbeğinde bir polis memurunun linç edilerek öldürüldüğü yer.
Olayın görüntülerini defalarca izledim. Polis memuru kendisine arabayla çarpıldığı halde elinde evrakla birşey izah etmeye çalışıyor. Bu esnada göğsüne bir yumruk yiyor, göğse alınan tüm darbeler kalp ritmini bozar, zaten polis de bayağı sendeliyor.
Öldürülen polis üzerine 20 kişi saldırdığı halde silah dahi çekmiyor, gayet nahif bir adammış.
Bu olay üzerine beyin sarsıntısı geçiriyor ameliyat oluyor ve tedavinin 3. Günü hayatını kaybediyor.
Peki bunlar neden yaşandı? Gelin size olayın arka planını anlatayım.
Tüv ülkemize Almanya’dan ithal bir kurumdur en basit anlamda trafikteki araçların teknik denetimini yapar.
Ülkemizdeki resmi özel tüm kamu kurumlarını denetleyen bir mekanizma vardır, bağımsız mahkemeler bile kararları yönünden adli/idari denetime tabidir.
Ancak bir tek tüv’ün üzerinde denetleyici bir güç, yaptırım uygulayan bir makam, hatta personel kusur ve suçlarının ceza sınırlarını çizen bir disiplin tüzüğü yoktur.
Bu durum kural tanımamazlığa sebep olur.
Ve bu kural tanımamazlık başkentin ortasında bir cana mal oldu.