outlast 2

entry100 galeri
    100.
  1. birincisine kıyasla daha başarılı bulduğum outlast oyunudur. çoğu oyunsever genelde ilk oyunu tercih etse de ben tercihimi her zaman ikinci oyundan kullanırım. bunun da başlıca sebebi ikinci oyunun daha az tek düze hissettirmesidir. yanlış anlaşılmasın, oyunun yürüme simülatörü olmadığını ima etmiyorum. lakin 2. oyun en azından arada sırada beynimizi kullanmamızı gerektiren bir oyun. bir kere sadece koşarak bitirilebilen bir oyun değil zira artık staminamız var ve enerjimizi doğru kullanmamız gerekiyor. bazı sekanslarda yanlış tercihleri yaptığınız için defalarca ölebiliyorsunuz ve doğru tercihi deneyerek bulmanız gerekiyor. düşmanlar artık açık kapıları tekmelemiyor, kulpundan tutup açıyor. yavaşlatmak istiyorsanız kilitlemek zorundasınız. artık karanlıkta tamamen görünmez değilsiniz, düşmanların el fenerleri var. artık dar ve küçük alanlardan geçmek bile düşmanlardan kurtulmanızı garanti etmiyor, çünkü bu oyunda marta adlı bir karakter var ki bu oyunla alakalı en beğendiğim şey marta'dır. bu kadın elindeki kazma ile sizin geçebildiğiniz dar eşikleri parçalayabiliyor, bu da yetmezmiş gibi marta sizden hızlı koşabiliyor; dolayısıyla bu kadının ortama girdiğini ilan eden müziğin çalmaya başlaması bile oyuncuyu germeye yetiyor. oyunun en etkileyici yönlerinden birisi de atmosfer ve mekan seçimi. bu konuda ilk oyun da başarılıydı ancak ben bunu daha başarılı buluyorum. ıssız bir köy ve kafayı yemiş fanatik bir dini tarikat, mükemmel tercih. bir de oyunda kontrol ettiğimiz karakterin geçmişte din hayatıyla alakalı travmaları da işin içine girince ortaya keyifle deneyim edilecek fakat anlamak için kafa yormak gereken bir hikaye çıkıyor.
    0 ...