aslında bir yazarın eserinin kalitesi, o eserin yazardaki kıymetiyle alakalıdır. sadece gören gözler değildir sözden nasiplenen, o söz ki söyleyenledir asıl meselesi. yazar zat, anlatacak çok şeyi olduğu vakit esaslı bir yazara dönüşür. çünkü onlar boş kelamı sevmezler. zaten olsaydı bir zevzek, şakımak varken kağıtla cebelleştirir miydi derdini yazar ? yazarlık ciddi iştir. yazar en çok derdine derman olacak sözden, suskun yüreğine kan verecek hikayeden hoşlanır. işte o zaman yazdığı her kelimeye ayrı bir özenir, kullandığı bağlacı bile kılı kırk yararak seçer. çünkü oraya koyduğu sözcük alelade bir sözcük değildir. o eser, yazarın kendi şahsiyetidir çünkü. kişiseldir. zira kendini çözmektir biraz da yazma işi.