Dini bilimsel açıdan çok yönlü irdelemek ve toplumu aydınlatmak anlamında olması gerekirken, safsata üretmek, devlet kanallarında boy göstermek ve mevcut siyasi anlayışla koltuk kapmak yaygın anlayışıyla sergilenen eylem.
Bahriye üçok (1990), muammer Aksoy (1990), Turan dursun (1990), Cavit Orhan tütengil (1979) gibi alan uzmanlarının katledildiği bir ülkeden, kadınlar ile erkeklerin yan yana oturmasını, kur’an’ın Türkçe okunup anlaşılmasını dahi sakıncalı bulan fakülteler yarattık. tanrı bilimini başarıyla (?) idrak ettiğini mezunlarıyla tescil eden Marmara ilahiyatı ayrı tutmak da boynumuzun borcu.
Ek: fetö gibi örgütlerin evhanımlarını açıköğretim ilahiyat okutarak kur’an öğreticisi yaptığı gerçekliğini de hatırlamak gerek.