” Halk nazarında yaptığım en iyi şey Türk kelimesini vav ile yazışım oldu. Niçin böyle yazıyorsun, diye sordukları zaman “etrâk-i bî idrak” yazılmasın diye cevap veriyor idim. Bana bundan dolayı vav’lı Türk dediler. O zamana kadar Türk o kadar hakir idi ki aslen Türk olanlar bile Türk’üm diyemezdi.
Osmanlılık düşünce iklimi içinde Türklük ruhunun hemen hemen kaybolmak tehlikesi geçirdiği günlerde, Necip Asım ve arkadaşlarının millî ruhun canlanması için gösterdiği gayretler, dil ve tarihimize karşı ilgi ve sevgi uyandırmak maksadıyla yaptıkları çalışmalar günümüzde minnetle anılacak büyük hizmetlerdir. Osmanlı imparatorluğu camiasındaki unsurlarda, Milliyetçilik hareketleri çok önce uyanmıştı. Türkler arasında milliyetçilik fikir ve cereyanının kuvvetlenmesinde ise Asım ve arkadaşları unutulmaz emekler sarf etmişler ve bunlar daha sonraları büyük bir fikir hareketi ve şuurlu bir ülkü haline gelen Türk milliyetçiliğinin mücahidi ve öncüsü olmuşlardır.
Necip Asım Bey, hem Osmanlının son dönemine hem de Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmiş bir aydındır. Düşünceleri ile yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında da etkili olmuştur. Kendisi askeri ve sivil olmak üzere farklı görevlerde bulunmuştur. Dârülfünûn‟da hocalık yapmış ve Mustafa Kemal Atatürk gibi yetiştirdiği birçok öğrenci ile Türkiye Cumhuriyetinin gerek kültür, gerek bilim, gerekse siyasi hayatına mühim katkılar yapmıştır. Milletvekilliği yapmış, Cumhuriyetin kuruluşunda rol almıştır.